Kaynak Bilgisi: Bu çalışma materyali, Napolyon Savaşları sonrası Avrupa düzeni üzerine derlenmiş akademik metinler ve ders kayıtlarından oluşturulmuştur.
Napolyon Savaşları Sonrası Avrupa Düzeni: Kıta Sistemi'nden Viyana Düzeni'ne 🌍
Bu çalışma materyali, Napolyon Bonapart döneminin sonu ve sonrasında Avrupa'da kurulan yeni siyasi ve ekonomik düzeni kapsamaktadır. Napolyon'un İngiltere'yi ekonomik olarak çökertme stratejisi olan Kıta Sistemi'nin başarısızlığıyla başlayan süreç, Viyana Kongresi ile şekillenen yeni güç dengeleri ve ittifaklar dönemine yol açmıştır.
1. Kıta Sistemi'nin Çöküşü 📉
Napolyon Bonapart'ın İngiltere'yi ekonomik olarak zayıflatma hedefiyle uyguladığı Kıta Sistemi (Kıta Ablukası), beklenen başarıyı gösterememiştir. Bu sistemin çöküşü, bir dizi faktörün birleşimiyle gerçekleşmiştir:
- İngiltere'nin Direnci: ✅ İngiltere, Napolyon'un ekonomik baskısına rağmen çökmemiş, aksine alternatif ticaret yolları bularak ve deniz gücünü kullanarak direncini sürdürmüştür.
- Fransa'nın İşgal Zorlukları: Fransa, işgal ettiği Avrupa topraklarını denetimi altında tutmakta büyük güçlükler yaşamıştır. Özellikle Portekiz direnişinin kırılamaması ve İngiltere ile ticaretin engellenememesi, Fransa'yı zor durumda bırakmıştır.
- Muhafazakar Ülkelerin Tepkisi: 💡 Kıta ablukasına zorunlu olarak uyan muhafazakar Avrupa ülkeleri, Fransız işgal güçlerinin kapitalist uygulamalarla kendi feodal sistemlerini zayıflattığını görmüş ve kendi çıkarlarını gözetmeye başlamışlardır.
- Rus Köylü İsyanları: Sistemin temelini sarsan en büyük darbe Rusya'dan gelmiştir. Büyük çoğunluğu buğday üreticisi olan Rus köylüleri, İngiltere'ye uygulanan ambargo nedeniyle ürünlerini satamaz hale gelmişlerdir. Bu durum, monarşinin Napolyon'un talimatlarına uymasını protesto etmek amacıyla isyan hareketleri başlatmalarına neden olmuştur.
- Rusya'nın Ablukadan Çekilmesi: ⚠️ Rus köylü isyanları, Rus monarşisini zor durumda bırakmış ve Kıta Ablukası'nın İngiltere'den ziyade diğer devletleri yıprattığı gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Rus Çarlığı, daha fazla direnemeyerek 1810 yılında Fransa'ya ablukaya uymayacağını resmen bildirmiştir.
- Napolyon'un Rusya Seferi (1811): Rusya'nın ablukadan çekilmesi, Napolyon'un sonunu hazırlayan ünlü Rusya Seferi'ne yol açmıştır. Bu sefer, Rusya'nın sert hava koşulları ve Fransız ordusunun lojistik destek alamaması nedeniyle büyük bir bozgunla sonuçlanmıştır. Fransız ordusu tamamen imha edilmiş ve Napolyon Bonapart tutuklanmıştır.
- Waterloo ve Sürgün: Kıta Ablukası sistemi sona ermiş, ancak Napolyon hapisten kaçarak yeni bir ordu kurmuştur. Ancak 1814'te Waterloo'da müttefik güçlere yenilerek Elbe Adası'na sürgüne gönderilmiştir. Bu olaylar, Avrupa'da yeni bir düzen ve güç dengesinin oluşumuna zemin hazırlamıştır.
2. Viyana Kongresi (1815) ve Yeni Avrupa Düzeni 🏛️
Napolyon sonrası dönemin barış görüşmeleri 1815'teki Viyana Kongresi'nde ele alınmıştır. Kongrenin ana temaları ve sonuçları şunlardır:
- Fransa'nın Bourbon Hanedanına Teslimi: ✅ Kongrenin en önemli gelişmesi, Napolyon tehlikesinin ortadan kalktığını gösteren Fransa'nın Bourbon hanedanına teslim edilmesidir. Ancak bu durum, Fransa'nın eski feodal monarşi düzenine tamamen geri döndüğü anlamına gelmemiştir. 1789 Devrimi'nin yol açtığı toplumsal dönüşümler ve burjuvazinin güçlenmesi, eski feodalizm günlerine dönüşü imkansız kılmıştır.
- Liberal Devrimcilik Tehdidi: Muhafazakar Avrupa monarşileri açısından, yeni Viyana düzeninin oluşumundaki en büyük etken, liberal devrimcilik ruhunun sadece Fransa'da değil, tüm Avrupa'da yayılmakta olduğu anlayışıdır. Fransız Devrimi'nin tohumlarının Kuzey İtalya, Prusya ve hatta Rusya'da bile yeşerdiğini gören bu monarşiler, kendi varlık nedenlerini tehdit altında hissetmişlerdir.
- Metternich'in Rolü: Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Şansölyesi Metternich'in özel çabalarıyla, 1789 Devrimi'nin bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması konusunda görüş birliğine varılmıştır. Bu çerçevede bir çıkar birliği oluşturulması ve dolayısıyla bir blok kurulması zorunlu hale gelmiştir.
- İngiltere'nin Dış Politikası: 🇬🇧 Napolyon Savaşları ve Kıta Ablukası'na karşı olmasına rağmen, İngiltere Avrupa'da böyle muhafazakar bir blok oluşumundan rahatsız olmuştur. İngiltere'nin 17. yüzyılda gerçekleştirdiği siyasal liberal devrim, 19. yüzyıl boyunca sürecek olan dış politikasını şekillendirmiştir.
- Temel İlkeler: Dengelerin korunması, ittifaklara girmeden tarafsız kalmak.
- Nedenleri: Ada devleti konumu nedeniyle Avrupa'daki kara savaşlarından kaçınma, kendi genel çıkarlarını gözetme.
- Amaç: Dünya genelinde kendi lehine olan güç dengesini ve sömürgeleri üzerindeki egemenliğini statükocu bir biçimde korumak. İngiltere, yeni gelişmelerin ve dengedeki bozulmaların daima karşısında yer almıştır.
- Avrupa Monarşilerinin Panik Hali: Avrupa'nın hala feodal veya yarı feodal nitelikli monarşileri, gelişen kapitalizm, İngiltere'ye artan ekonomik bağımlılık ve liberal devrim tehlikesinin devam etmesi nedeniyle panik yaşamışlardır. Fransa'yı tehlikeli, İngiltere'yi ise güvenilmez bir ortak olarak değerlendiren bu monarşiler, Viyana'da bir ittifak oluşturarak 26 yıldır süregelen ve Kıta Avrupası'nı sarsan akımlara son vermek istemişlerdir.
3. İttifaklar Dönemi: Güç Dengesi Arayışları 🤝
Viyana Kongresi sonrası Avrupa'da yeni bir ittifaklar sistemi ortaya çıkmıştır:
3.1. Kutsal İttifak (1815) ✝️
- Üyeler: Avusturya-Macaristan, Prusya ve Rusya.
- Amaç: Yeni liberal devrimleri önlemek ve eski Avrupa düzenini geri getirmek. Avrupa'da yeni düzeni korumak ve liberal isyan hareketlerini bastırmakla görevli uluslararası bir askeri güç kurulması kararlaştırılmıştır.
- Dışlananlar: Savaş kaybetmiş Fransa doğal olarak dışarıda kalmıştır. Ancak Napolyon Savaşları'na büyük katkısı olan İngiltere'nin de dışlanması dikkat çekicidir. İngiltere'nin liberal-burjuva yapısı, bu ittifakın bütünüyle ideolojik bir yaklaşımdan kaynaklandığını göstermektedir.
3.2. Dörtlü İttifak (1815) 🔢
- İngiltere'nin Stratejisi: Avrupa'nın yeni düzeninden rahatsız olan İngiltere, yeni arayışlar içerisine girmiştir. Kendi başına bir blok oluşturamayacak ve kutuplaşmaya karşı olan İngiltere, farklı bir strateji geliştirmiştir. Kendisini Kutsal İttifak'a dahil ederek, en azından bu bloğun dengesini bozmayı ve gelişmeleri anlamayı hedeflemiştir.
- Katılım Süreci: İngiltere, diplomasi aracılığıyla Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Prusya ve Rusya'ya başvurarak ittifaka katılma isteğini bildirmiştir. İngiltere, bu girişimle aynı zamanda Rusya'nın Balkanlar ve Osmanlı İmparatorluğu toprakları üzerindeki yayılmacı politikasını denetim altına alabileceğini de düşünmüştür.
- Üyeler: İngiltere, Avusturya-Macaristan, Prusya ve Rusya.
- Metternich'in Bakış Açısı: Dönemin önemli devlet adamlarından Metternich açısından bu çözüm oldukça yararlı bulunmuştur. Metternich, Rusya'nın yayılmacı politikasını İngiltere'nin dengeleyebileceğine ve dünyanın en gelişmiş devleti olan İngiltere'nin Avrupa'da bir kamplaşmanın dışında bırakılmasının sakıncalı olacağına inanmıştır. Feodal bir monarşinin şansölyesi olmasına rağmen Metternich, soruna ideolojik açıdan yaklaşmamış, tamamen "realpolitik" bir çerçevede çözüm bulma yoluna gitmiştir.
- Önemli Not: Kutsal İttifak geçerliliğini korumuş, ancak İngiltere uluslararası askeri güce katkıda bulunmamıştır. Dörtlü İttifak, kağıt üzerinde ayrı bir antlaşma gibi görünse de, fiilen İngiltere'nin muhafazakar bloğu dağıtmak üzere bu antlaşmalar sistemine girmesi anlamına gelmiştir.
3.3. Beşli İttifak (1818) 🖐️
- İngiltere'nin Yeni Müttefik Arayışı: İngiltere, kısa vadede başarılı olsa da, uzun vadede muhafazakar bir blok içerisinde fazla etkili olamayacağını öngörmüştür. Bu nedenle, kendisine ayrı bir müttefik aramanın ve blok içerisinde bir denge kurmanın zorunlu olduğunu görmüştür. Bu müttefik, o dönemde kendi içine kapanmış ve saldırgan devrimcilik niteliğini kaybetmiş olan Fransa'dan başkası olamazdı.
- Fransa'nın Katılımı: Büyük bir savaş kaybetmiş ve Bourbonların yönetiminde yalnızlığa itilmiş olan Fransa, İngiltere'nin ittifak önerilerine karşı çıkmanın yanlış olacağını anlamıştır. Bu süreç yaklaşık üç yıl sürmüş, Fransa'nın uluslararası bir ittifaka girebilmesi, ancak feodal monarşilerin gözündeki saldırgan ve tehditkar imajının silinmesiyle mümkün olabilmiştir.
- Oluşumu: İngiltere'nin muhafazakar monarşiler üzerindeki baskısını artırmasıyla, 1818 yılında Aix-la-Chapelle Antlaşması ile Beşli İttifak kurulmuştur.
- Üyeler: Fransa, İngiltere, Rusya, Prusya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu.
- Sonuç: Beşli İttifak, Avrupa'da birbirlerinden çok farklı ülkeleri bir antlaşma çatısı altında birleştirirken, karşı devrimci Kutsal İttifak da geçerliliğini korumuştur. İngiltere açısından önemli olan, Avrupa'da kendi çıkarlarını tehlikeye atmayacak bir düzenin kurulmuş olmasıydı. Fransa da kendisini yalnızlıktan ve önemsiz bir ülke konumunda olmaktan çıkaran bu yeni oluşumdan son derece memnuniyet duymuştur.
4. Sistemdeki Çelişkiler ve Gelecek 📈
1818'de görülen bu "pembe tablo", aslında kendi içerisinde önemli çelişkileri barındırmaktaydı:
- Kapitalizmin Yükselişi: Kapitalizm bütün hızıyla başta ekonomik, daha sonra siyasal düzeylerde feodal sistemi sarsarken, yapılan diplomatik uzlaşmaların kısa sürede yetersiz kalacağı ortaya çıkmıştır.
- Yeni Toplumsal Sınıflar ve Çatışmalar: Kapitalist sistemin gelişmesi, burjuvazi ile birlikte işçi sınıfının da doğuşu gibi o güne kadar bilinmeyen birçok yeni çelişkiyi beraberinde getirmiştir. Bu toplumsal kesimler arasındaki çatışmalar, birçok feodal ülkenin sınırları içerisinde cereyan etmiştir.
- Feodalizm ve Kapitalizm Mücadelesi: Tarih belirli bir yönde ilerlerken, bazı güçler bu akışı geriye çevirmeye çalışmışlardır. Kendi çelişkileriyle egemen olmak isteyen kapitalizm, yine kendi çelişkilerinde boğulan feodalizm ile karşı karşıya gelmiştir. Bu durumun sonuçları sonraki dönemlerde daha net bir şekilde gözlemlenmiştir.
Bu dönem, Avrupa'nın siyasi haritasını ve güç dengelerini yeniden şekillendirirken, aynı zamanda gelecekteki büyük toplumsal ve ekonomik dönüşümlerin tohumlarını da atmıştır.









