Flash Kartlar
25 kartKarta tıklayarak çevir. ← → ile gez, ⎵ ile çevir.
Tüm kartları metin olarak gör
1. Genel İktisat Politikasının Temel Amacı nedir?
Genel iktisat politikasının temel amacı, iç dengeyi sağlamaktır. Bu iç denge, tam istihdam ve düşük enflasyon gibi hedefleri içerir. Bunun yanı sıra, dış dengeyi, yani ödeme bilançosu dengesini de gözetmek genel iktisat politikasının önemli bir parçasıdır. Bu iki denge unsuru, bir ülkenin ekonomik istikrarı ve refahı için kritik öneme sahiptir.
2. Uluslararası İktisat Politikası ne anlama gelir ve neyi hedefler?
Uluslararası iktisat politikası, genel iktisat politikasının bir uzantısıdır. Temel olarak uluslararası ticaret ve sermaye hareketlerini düzenlemeyi hedefler. Bu düzenlemeler aracılığıyla hem iç denge (tam istihdam, düşük enflasyon) hem de dış denge (ödeme bilançosu dengesi) üzerinde doğrudan etkili olmayı amaçlar. Tarife ve kotalar gibi araçlarla bu hedeflere ulaşmaya çalışır.
3. Serbest dış ticaret politikasının temel tezleri nelerdir?
Serbest dış ticaret politikasının temel tezleri arasında ekonomik etkinlik artışı, dinamik kazançlar ve rant arayışının sona ermesi bulunur. Ekonomik etkinlik, karşılaştırmalı üstünlüğe dayalı üretim ve tüketimle kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlar. Dinamik kazançlar ise ölçek ekonomileri, artan rekabet ve teknolojik gelişmelerle uzun vadeli refah artışı yaratır. Korumacı önlemlerin kaldırılmasıyla kaynaklar daha etkin dağılır.
4. Korumacı dış ticaret politikasının dış ticaret dengesini iyileştirme tezi neyi amaçlar ve hangi riski taşır?
Korumacı dış ticaret politikasının dış ticaret dengesini iyileştirme tezi, ithalatı azaltarak dış ticaret açığını kapatmayı hedefler. Bu sayede ülkenin dış ticaret pozisyonunu güçlendirmek amaçlanır. Ancak bu yaklaşım, diğer ülkelerin de benzer korumacı önlemler almasına yol açarak 'misilleme' riskini beraberinde getirir. Bu durum, küresel ticaret hacmini daraltabilir ve uluslararası ilişkileri olumsuz etkileyebilir.
5. Bebek endüstri tezi nedir ve neyi savunur?
Bebek endüstri tezi, yeni gelişen ve potansiyeli olan sanayilerin başlangıç aşamasında geçici olarak korunması gerektiğini savunur. Bu koruma, genç endüstrilerin uluslararası rekabete dayanabilecek olgunluğa erişene kadar dış rekabetten izole edilmesini amaçlar. Tezin temel fikri, bu koruma sayesinde endüstrilerin ölçek ekonomilerine ulaşarak ve öğrenme süreçlerini tamamlayarak uzun vadede rekabetçi hale geleceğidir.
6. Stratejik ticaret politikası hangi ülkelerde ve hangi amaçla uygulanır?
Stratejik ticaret politikası genellikle gelişmiş ülkelerde uygulanır. Bu politika, yüksek katma değerli ve ileri teknoloji sektörlerini teşvik ederek ülkenin küresel rekabet gücünü artırmayı amaçlar. Devlet, bu sektörlere sübvansiyonlar, Ar-Ge destekleri veya diğer korumacı önlemlerle müdahale ederek, uluslararası piyasalarda stratejik avantaj elde etmelerini sağlamaya çalışır. Amaç, geleceğin kilit sektörlerinde liderlik konumuna gelmektir.
7. İthalat tarifeleri nelerdir ve başlıca türleri nelerdir?
İthalat tarifeleri, ithal mallar üzerinden alınan vergilerdir. Bu vergiler, yerli üretimi korumak, hazineye gelir sağlamak veya ithalatı kısıtlamak amacıyla uygulanır. Başlıca türleri arasında ad valorem vergiler, malın değeri üzerinden yüzde olarak alınan vergilerdir. Spesifik vergiler ise malın fiziki birimi başına sabit bir miktar olarak alınır. Karma vergiler ise bu iki türün birleşimidir.
8. Tarifelerin ekonomik etkileri arasında yer alan 'üretim etkisi' ve 'tüketim etkisi'ni açıklayınız.
Tarifelerin üretim etkisi, ithal mallar üzerindeki vergi nedeniyle yerli üretimin artmasıdır. Tarife, ithal ürünleri pahalılaştırarak yerli üreticilere rekabet avantajı sağlar ve bu da yerli üretimin genişlemesine yol açar. Tüketim etkisi ise, tarife nedeniyle ithal malların fiyatının yükselmesi sonucu tüketicilerin bu mallardan daha az talep etmesidir. Bu durum, toplam tüketimin azalmasına veya tüketicilerin daha pahalı yerli alternatiflere yönelmesine neden olabilir.
9. Optimum tarife nedir ve hangi koşullarda uygulanabilir?
Optimum tarife, büyük ülkelerde ticaret hadlerini iyileştirerek net refah artışını maksimize eden tarife oranıdır. Büyük ülkeler, ithalat tarifeleri uygulayarak dünya fiyatlarını etkileyebilir ve kendi lehlerine çevirebilirler. Ancak bu tarife, sadece ülkenin dünya ticaretinde önemli bir paya sahip olması durumunda etkili olabilir. Ayrıca, optimum tarife uygulaması, diğer ülkelerin misilleme yapma riskini de beraberinde getirir, bu da küresel ticaret hacmini daraltabilir.
10. Tarife dışı kısıtlamalara üç örnek vererek açıklayınız.
Tarife dışı kısıtlamalar, gümrük tarifeleri dışında kalan ve uluslararası ticareti sınırlayan önlemlerdir. Üç örnek: İthalat kotaları, belirli bir maldan belirli bir dönemde ithal edilebilecek maksimum miktarı belirler. İhracat sübvansiyonları, yerli firmaların ihracatını teşvik etmek için devlet tarafından sağlanan desteklerdir. Kamu alımlarına ilişkin düzenlemeler ise, devletin kendi alımlarında yerli ürünleri tercih etmesini öngören politikalardır. Bu kısıtlamalar, gümrük tarifelerinin azalmasıyla önemini artırmıştır.
11. GATT ve DTÖ'nün uluslararası ticaretteki temel rolü ve prensibi nedir?
GATT (Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması) ve onun yerini alan DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü), uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi ve düzenlenmesi amacıyla kurulmuş çok taraflı anlaşmalar ve kuruluşlardır. Temel rolleri, ayrımcılık yapmama, serbestleştirme, şeffaflık ve adil rekabet gibi ilkelerle ticareti kolaylaştırmaktır. GATT/DTÖ'nün temel prensibi, korumacılık uygulanacaksa ithalat kotaları yerine ithalat tarifelerinin tercih edilmesidir, buna 'tarifikasyon' denir.
12. Gümrük birliklerinin ekonomik etkileri arasında 'ticaret yaratma' ve 'ticaret saptırma' kavramlarını açıklayınız.
Ticaret yaratma etkisi, bir gümrük birliği kurulduğunda, bir üye ülkenin daha önce yüksek maliyetle ürettiği bir malı, birlik içindeki daha düşük maliyetli başka bir üye ülkeden ithal etmeye başlamasıdır. Bu durum, kaynak tahsisinde etkinliği artırır ve dünya refahını olumlu etkiler. Ticaret saptırma etkisi ise, bir ülkenin birlik dışından daha ucuza ithal ettiği bir malı, birlik kurulduktan sonra gümrük vergileri nedeniyle daha pahalıya birlik içindeki bir ülkeden almaya başlamasıdır. Bu durum, kaynak tahsisinde etkinliği azaltır ve dünya refahını olumsuz etkiler.
13. Bela Balassa'nın gümrük birlikleri için öne sürdüğü dinamik etkiler nelerdir?
Bela Balassa, gümrük birliklerinin statik etkilerinin yanı sıra dinamik etkilerinin de olduğunu belirtmiştir. Bu dinamik etkiler arasında artan rekabet, ölçek ekonomileri, yatırımları özendirme, teknolojik ilerleme ve kaynak verimliliğindeki artış yer alır. Ampirik çalışmalar, bu dinamik etkilerin genellikle statik etkilerden (ticaret yaratma ve saptırma) çok daha büyük ve uzun vadede refah artışı üzerinde daha belirleyici olduğunu göstermiştir.
14. Ekonomik entegrasyon türlerini bağımlılık düzeyine göre sıralayınız ve 'Gümrük Birliği'ni tanımlayınız.
Ekonomik entegrasyon türleri bağımlılık düzeyine göre şunlardır: Tercihli ticaret anlaşmaları, serbest ticaret bölgesi, gümrük birliği, ortak pazar, ekonomik birlik ve tam ekonomik entegrasyon. Gümrük birliği, serbest ticaret bölgesine ek olarak, üye ülkelerin kendi aralarındaki ticaret engellerini kaldırmasının yanı sıra, birlik dışındaki ülkelere karşı ortak bir dış tarife uygulamasıdır. Bu, üye ülkeler arasında tek bir ticaret bloğu oluşturur.
15. Posner'ın Teknoloji Açığı Teorisi neyi savunur?
Posner'ın Teknoloji Açığı Teorisi, uluslararası ticaretin temelinde ülkeler arasındaki teknolojik farklılıkların yattığını savunur. Teoriye göre, sanayileşmiş ülkeler sürekli yeni teknolojiler ve ürünler geliştirir. Bu yenilikler, onlara geçici bir monopol gücü ve ihracat avantajı sağlar. Zamanla bu teknolojiler diğer ülkelere yayılır ve bu ülkeler, daha ucuz emek gücüyle bu malları üretip ihraç etmeye başlar. Bu döngü, ticaretin dinamik yapısını açıklar.
16. F. List'in Genç Endüstri Tezi'nin temel argümanı nedir?
F. List'in Genç Endüstri Tezi, azgelişmiş ülkelerin sanayileşme sürecinde korumacı politikalara ihtiyaç duyduğunu savunur. Tezin temel argümanı, yeni kurulan veya gelişmekte olan sanayilerin, uluslararası rekabete karşı korunarak büyütülmesi gerektiğidir. List, bu 'bebek endüstrilerin' belirli bir olgunluğa ve rekabet gücüne ulaşana kadar gümrük tarifeleri veya diğer koruyucu önlemlerle desteklenmesini önerir. Bu sayede uzun vadede ulusal refahın artırılacağını öngörür.
17. Singer-Prebisch Tezi'nin gelişmekte olan ülkelerle ilgili temel iddiası nedir?
Singer-Prebisch Tezi, gelişmekte olan ülkelerin ihraç ettiği tarımsal ürünler ve hammaddelerin fiyatlarının, sanayi ürünlerinin fiyatlarına oranla uzun vadede düşme eğiliminde olduğunu iddia eder. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin dış ticaret hadlerinin zamanla aleyhlerine gelişmesine ve uluslararası ticaretten elde ettikleri kazancın azalmasına yol açar. Tezin temel çıkarımı, bu ülkelerin sanayileşmeye yönelerek bu olumsuz eğilimden kurtulmaları gerektiğidir.
18. İthal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisinin temel amacı ve eleştirileri nelerdir?
İthal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisinin temel amacı, yurt içinde üretilebilen malların ithalatını azaltarak dışa bağımlılıktan kurtulmak ve yerli sanayiyi geliştirmektir. Bu strateji, iç pazarı koruyarak yerli üreticilere büyüme alanı sağlar. Ancak eleştirileri arasında kaynak dağılımının bozulması, verimsiz endüstrilerin ortaya çıkması, tekelleşme riski ve dış rekabetten uzaklaşma nedeniyle yenilikçiliğin azalması yer alır. Bu durum, uzun vadede ekonomik durgunluğa yol açabilir.
19. İhracata dayalı sanayileşme stratejisinin temel avantajları nelerdir?
İhracata dayalı sanayileşme stratejisinin temel avantajları, dış pazarlara yönelik üretim ve ihracatı özendirmesiyle kalkınma için gerekli dövizi sağlamasıdır. Bu strateji, firmaları uluslararası rekabete açık hale getirerek verimliliği ve yenilikçiliği teşvik eder. Ayrıca, ölçek ekonomilerinden yararlanma ve küresel pazarlara erişim sayesinde daha hızlı büyüme potansiyeli sunar. Bu yaklaşım, kaynakların daha etkin dağılımına ve ekonomik çeşitliliğe katkıda bulunabilir.
20. Döviz piyasasının temel işlevleri nelerdir?
Döviz piyasasının temel işlevleri arasında satın alma gücü transferi, kredi kolaylığı, kur riskinden korunma (hedging) ve değer saklama bulunur. Satın alma gücü transferi, farklı para birimleri arasında ödeme yapmayı ve almayı sağlar. Kredi kolaylığı, uluslararası ticarette finansman imkanları sunar. Kur riskinden korunma, gelecekteki kur dalgalanmalarına karşı pozisyon almayı mümkün kılar. Değer saklama ise, dövizin bir varlık olarak tutulabilmesini ifade eder.
21. Nominal döviz kuru ile reel döviz kuru arasındaki farkı açıklayınız.
Nominal döviz kuru, finansal kurumlar tarafından açıklanan ve bir ulusal paranın başka bir ulusal para karşısındaki değerini gösteren, enflasyon etkisini içermeyen kurdur. Örneğin, 1 Dolar = 30 TL. Reel döviz kuru ise, nominal kurun iki ülkenin enflasyon oranlarına göre düzeltilmesiyle elde edilen bir endekstir. Ülkenin dış rekabet gücünü gösterir; reel kurun yükselmesi ülkenin mallarının yabancılar için pahalılaştığını, düşmesi ise ucuzladığını ifade eder.
22. Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) teorisinin mutlak ve nispi yaklaşımlarını karşılaştırınız.
Mutlak Satın Alma Gücü Paritesi (SGP), aynı mal sepetinin fiyatının döviz kuru cinsinden tüm ülkelerde aynı olması gerektiğini savunur. Yani, arbitraj fırsatları olmaması durumunda, döviz kuru, mal sepetlerinin fiyat oranına eşit olmalıdır. Nispi SGP ise, döviz kurlarının iki ülke enflasyon oranları farkı kadar değişmesi gerektiğini açıklar. Bu yaklaşım, mutlak SGP'nin varsayımlarının (ticaret engeli olmaması, aynı mal sepeti) gerçekçi olmaması nedeniyle daha esnek ve pratikte daha uygulanabilir kabul edilir.
23. Döviz piyasasında 'arbitraj' ve 'spekülasyon' kavramlarını açıklayınız.
Arbitraj, farklı döviz piyasalarındaki fiyat farklılıklarından yararlanarak risksiz kazanç elde etme işlemidir. Örneğin, bir dövizi bir piyasada düşük fiyattan alıp, aynı anda başka bir piyasada daha yüksek fiyattan satmaktır. Bu işlem, piyasaları dengeleyici bir rol oynar. Spekülasyon ise, döviz kurunun gelecekteki değerine ilişkin beklentilere dayanarak risk üstlenerek kazanç sağlama işlemidir. Spekülatörler, kurun yükseleceğini düşündükleri dövizi alıp, düşeceğini düşündükleri dövizi satarlar, bu da piyasada dalgalanmalara neden olabilir.
24. Sabit kur sisteminin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Sabit kur sisteminin avantajları arasında döviz kurunda istikrar ve öngörülebilirlik bulunur. Bu durum, uluslararası ticareti ve yatırımları teşvik edebilir, enflasyonu kontrol altında tutmaya yardımcı olabilir. Dezavantajları ise ödemeler dengesizliği riskidir; kurun sabit tutulması için Merkez Bankası'nın sürekli müdahale etmesi gerekebilir. Ayrıca, bağımsız para politikasının kaybı söz konusudur, çünkü para politikası kur hedefine tabi olur.
25. Dalgalı kur sisteminin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Dalgalı kur sisteminin avantajları arasında döviz kurunun arz ve talebe göre serbestçe belirlenmesi sayesinde ödemeler dengesizliklerinin otomatik olarak giderilmesi yer alır. Bu sistem, dış şoklardan izolasyon sağlayabilir ve ülkeye bağımsız bir para politikası uygulama esnekliği tanır. Dezavantajları ise kur riskidir; döviz kurundaki ani ve büyük dalgalanmalar uluslararası ticareti ve yatırımları olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, spekülasyon riski de bu sistemde daha yüksektir.
Bilgini Test Et
15 soruÇoktan seçmeli sorularla öğrendiklerini ölç. Cevap + açıklama.
Genel iktisat politikasının temel amaçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?








