Çalışma Materyali: Kamu Maliyesi ve Vergilendirme Esasları
Kaynak Bilgisi: Bu çalışma materyali, kullanıcı tarafından sağlanan kopyalanmış metin ve ders ses kaydı transkripti birleştirilerek hazırlanmıştır.
Giriş
Bu çalışma materyali, kamu maliyesinin temel konularını, kamu hizmetlerinin sınıflandırılmasından vergilendirme ilkelerine, bütçe yönetiminden devlet borçlarına ve yerel yönetimlerin rolüne kadar geniş bir yelpazede ele almaktadır. Amacı, öğrencilere kamu maliyesi alanındaki karmaşık kavramları anlaşılır ve düzenli bir biçimde sunarak etkin bir öğrenme ve tekrar süreci sağlamaktır.
1. Kamu Hizmetlerinin Sınıflandırılması
Kamu hizmetleri, devletin toplumsal ihtiyaçları karşılamak üzere sunduğu faaliyetlerdir. Üç ana başlık altında incelenir:
- 1.1. Genel Hizmetler ✅
- Devlet düzeninin sürdürülmesi, korunması ve devlet yönetimini ilgilendiren hizmetlerdir.
- Örnekler: Genel yönetim, savunma, kolluk hizmetleri (TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı).
- 1.2. Ekonomik Hizmetler ✅
- Bireylere doğrudan yarar sunmaktan ziyade, üretim özellikleri nedeniyle firmalara yarar sağlama amacına yöneliktir. Tüketicilere dolaylı yarar sağlar.
- Örnekler: Tarım, enerji, doğal kaynaklar, inşaat, ulaşım hizmetleri (Tekel Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü).
- 1.3. Sosyal Hizmetler ✅
- Bireylere tek tek fayda sağladığı gibi topluma da fayda sağlayan hizmetlerdir.
- Örnekler: Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, din, araştırma, konut hizmetleri.
2. Kamu Harcamalarının Ekonomik Sınıflandırması
Kamu harcamalarının ekonomik sınıflandırması, devletin milli gelire olan katkısını ölçmek ve ekonomik etkilerini belirlemek amacıyla yapılır. Bu ayrımın öncüsü A.C. Pigou'dur. İki ana kategoriye ayrılır:
- 2.1. Gerçek Harcamalar 📚
- Toplam talebin bir öğesini oluşturan ve cari dönem üretimi ya da fiyat düzeyini etkileyen harcamalardır. Devletin toplumsal ihtiyaçları karşılamak için mal ve hizmet alımına yönelik yaptığı harcamalardır.
- 2.1.1. Cari Harcamalar: Kısa dönemde doğrudan üretimi artırıcı etkisi söz konusu olmayan ve faydası bir dönemle sınırlı olan harcamalardır.
- Örnekler: Personel giderleri, yolluklar.
- 2.1.2. Yatırım Harcamaları: Üretim gücünü doğrudan artıran harcamalardır.
- Örnekler: Makine, yapı-tesis-onarım.
- 2.1.3. Kalkınma Carileri: Faydaları gelecek dönemlere sarkan kamu harcamalarıdır.
- Örnekler: Eğitim ve sağlık harcamaları.
- 2.2. Transfer Harcamaları 📚
- Cari dönem üretimine karşı devlet tarafından doğrudan bir talep yaratmazlar. Milli gelirde bir değişiklik yaratmazlar; sadece satın alma gücünü sosyal gruplar arasında el değiştiren karşılıksız ödemelerdir (H. Brocher ve P. Tabatino).
- Örnekler: Kamulaştırma ve bina alımları (eğer cari dönemde üretilmemişse), kurumlara katılma payları, sosyal transferler, borç ödemeleri.
3. Kamu Harcamaları Artışı ve Yaklaşımlar
Devletin ekonomideki büyüklüğü, kamu harcaması / Gayrisafi Milli Hasıla oranı ile ölçülür.
- 3.1. Görünüşte Artış Nedenleri:
- Paranın satın alma gücündeki azalma (enflasyon).
- Bütçe yöntem ve tekniğindeki değişmeler.
- Devlet sınırlarının ve nüfusun değişmesi.
- 3.2. Gerçek Artış Nedenleri:
- Savaş ve savunma harcamalarındaki artış.
- Teknik ilerlemeler.
- Nüfus artışı ve devlet anlayışındaki değişmeler.
- 3.3. Harcama Artışına Yönelik Yaklaşımlar:
- 3.3.1. Wagner Yasası: Kamu harcamalarındaki artışın kamu faaliyetlerindeki artışın bir sonucu olduğunu ileri sürer. Milli gelirden daha hızlı arttığını ve ekonomik-sosyal gelişmeyle birlikte yükseldiğini ifade eder. Kamu mali talebinin gelir esnekliği birden büyüktür.
- 3.3.2. Peacock ve Wiseman (Sıçrama Tezi): Savaş ve sosyal buhranlar sonucu kamu harcamalarının arttırılması temel düşüncedir. Savaş öncesi düzeyden savaş sonrası düzeye doğru bir sıçrama yaşanır.
- 3.3.3. Musgrave ve Rostow (Kalkınma Modelleri): Ekonomik büyüme ve kalkınmanın ilk aşamalarında yatırımların payı yüksektir. Orta aşamalarda kamu yatırımlarının yanında özel yatırımlar da desteklenir. Olgunlaşma aşamasında altyapı, eğitim, sağlık harcamaları; son aşamada ise refahın yeniden dağıtımı ön plana çıkar.
- 3.3.4. Kamusal Tercihler Kuramı: Politik sürece göre harcamaları açıklar ve karar alma süreci üzerinde durur. Bürokratlar, kamu harcamalarını artırma eğilimindedir.
- 3.3.5. William Baumol: Kamusal mal ve hizmet üretiminde kullanılan girdilerin fiyatları özel kesime göre daha hızlı arttığı için harcamalar ön plana çıkar.
- 3.3.6. Niskanen: Bürokratların ürettikleri hizmetlerin tek alıcısı hükümettir. Bu durum, bürokratların bütçelerini maksimize etme eğiliminde olmalarına yol açar.
4. Kamu Harcamalarında Etkinlik: Fayda-Maliyet Analizi
- 4.1. Tanım ve Amaç 💡
- Belirli bir girişimin yaratacağı fayda ile maliyet karşılaştırılır. Net fayda (fayda-maliyet) sağlayan girişimler kabul edilir.
- Amacı: Kamu kesiminde kaynakların etkin kullanımını sağlamaktır.
- Kullanım Alanları: Yol, köprü, baraj, metro gibi yatırım projelerinde kullanılır.
- Temel İlke: Marjinal faydası marjinal maliyetinden yüksek olan girişimlerde bulunmaktır. Bu girişimleri MF=MM noktasına kadar geliştirmektir.
- Sınırlılık: Kamu kesiminde birçok girişim için faydalar parasal olarak tanımlanamaz. Kaynak yetersizliği önemli bir sınırdır.
- 4.2. Faydanın Ölçülmesi
- Öncüsü: Jules Dupuit (tüketici rantını açıklamıştır). Kamu hizmetinin faydası, kişilerin bunlar için ödemeyi kabul edecekleri maksimum tutara eşit olmalıdır.
- 4.2.1. Doğrudan Fayda: Tanımlanabilen faydalardır.
- Örnekler: Elektrik enerjisi, sulama sistemi, paralı yollar gibi çıktıları pazarlanabilen yatırım projeleri.
- 4.2.2. Dolaylı Fayda: Paralı yolların, parasız yollardaki trafiği azaltması gibi.
- 4.2.3. Gölge Fiyat: Piyasada yer almayan çıktıların parasal olarak değerlendirilmesinde kullanılır.
- Kullanım Durumları: Dışsallık varsa, fiyatlar devlet tarafından belirlenmişse, kaynaklar tam olarak kullanılmıyorsa.
5. Bütçe ve Çeşitleri
- 5.1. Bütçenin Tanımı ve Önemi 📚
- Bir yıllık süre içerisinde, gelir tahminleri ile giderlerini gösteren ve bunların uygulanma ve yürütülmesine izin veren bir kanundur.
- 5.2. Bütçe Çeşitleri
- 5.2.1. Genel Bütçe: Merkezi devlet teşkilatının bütçelerinden oluşur (Cumhurbaşkanlığı, TBMM, bakanlıklar). TBMM onayına, Sayıştay denetimine tabidir.
- 5.2.2. Katma Bütçeler: Ayrı bir tüzel kişiliği ve kendine özgü gelir kaynakları olan kurumların bütçeleridir. Giderler özel gelirlerle karşılanır, ancak karşılanamadığında genel bütçeden desteklenir.
- 5.2.3. Özerk Bütçeler: Yaptığı mal ve hizmetler açısından özerklik verilen, özel hukuk kurallarının geçerli olduğu bütçelerdir. Sayıştay denetimine ve TBMM onayına tabi değildir.
- Örnekler: TC Merkez Bankası, Futbol Federasyonu, BDDK.
- 5.2.4. Konsolide Bütçeler: Genel ve katma bütçelerin birleştirilmesinden meydana gelir. Mahalli idareler ve özerk bütçeler dahil değildir.
- 5.2.5. Mahalli İdare Bütçeleri: Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Köylerin bütçeleridir. TBMM onayından geçmez, ilgili mahalli idare meclislerince onaylanır.
- 5.3. Bütçenin Fonksiyonları (İşlevleri)
- Ekonomik ve Sosyal Fonksiyon: Devletin üretici olarak mal ve hizmet üretmesi, vergilerle milli gelirin bir kısmını aktarması.
- Siyasal Fonksiyon: Bütçenin siyasal otorite tarafından onaylanarak tüm devlet kurumları için yürürlüğe girmesi.
- Hukuki Fonksiyon: Bütçenin yasama organınca kabul edilen bir kanun olması nedeniyle yürütme organının buna göre uygulama yapması.
- Denetim Fonksiyonu: Bütçenin yasama organının hükümete verdiği yetki olması nedeniyle yürütme organı işlemlerinin yasama organınca denetimi.
- 5.4. Bütçe Prensipleri ✅
- Genellik Prensibi: Devlet gelir ve gider tahminlerinin tümünün ayrıntılarıyla bütçede yer alması ("adem-i tahsis yöntemi").
- Teklik Prensibi: Devletin tüm gelir ve giderlerinin bir tek bütçede toplanması.
- Yıllık Olması Prensibi: Gelir tahminleri ve ödeneklerin bir yıl için geçerli olması.
- Önceden İzin Alma Prensibi: Yasama organınca mali yıl başlamadan önce yürütme organına harcama yapma ve gelir toplama yetkisinin verilmesi.
- Açıklık Prensibi: Bütçenin kolayca anlaşılabilir bir belge olarak düzenlenmesi.
- Samimiyet Prensibi: Bütçe gelir ve giderlerinin gerçeğe en yakın tahmin edilmesi.
- Doğruluk Prensibi: Gelir ve gider tahminlerinin ülkenin ekonomik koşullarına uygun olması.
- Denklik Prensibi: Bütçede yer alan gelir ve giderlerin eşit olması.
- Alenilik Prensibi: Bütçe ile ilgili bilgilerin kamuoyunun dikkatine sunulması.
- Tasarruf Prensibi: Belli bir gider için en yüksek tasarrufun sağlanması.
- 5.5. Türk Bütçe Süreci 1️⃣2️⃣3️⃣4️⃣
- 1️⃣ Bütçenin Hazırlanması: Hükümet (Maliye Bakanlığı) tarafından yapılır. Kuruluşlar önerilerini Maliye Bakanlığı'na sunar.
- 2️⃣ Bütçenin Yasama Organından Geçirilmesi: Bütçe yasa tasarısı TBMM'ye sunulur (mali yıl başından en az 75 gün önce). Plan ve Bütçe Komisyonu'nda incelenir, ardından Genel Kurul'da görüşülüp kabul edilir.
- 3️⃣ Bütçenin Uygulanması: Hükümet, verilen yetkiyle gider yapma ve gelir toplama işlemlerine başlar.
- 4️⃣ Bütçenin Denetimi: İdari denetim (Maliye Bakanlığı, Sayıştay) ve Yasama denetimi (TBMM) şeklinde yapılır.
6. Kamusal Finansman Kaynakları
Devletin harcamalarını karşılamak için kullandığı kaynaklardır.
- 6.1. Vergi 📚
- Devlet ve kamu kuruluşlarının harcamalarını karşılamak üzere gerçek ve tüzel kişilerden egemenlik hakkına ve kanuna dayanarak aldığı karşılıksız, kesin, zorunlu parasal bir transferdir.
- 6.2. Harç, Resim, Şerefiye
- Harç: Hizmetlerden yararlananların faydalanma derecesine göre zorunlu olarak alınan paralardır (pasaport, tapu harcı).
- Resim: Belirli bir hizmetin görülmesi için yetkili makamlardan alınan izin karşılığında ödenen paralardır (Belediye gelirleri).
- Şerefiye: Bayındırlık işlerinden dolayı değerleri artan gayrimenkullerin sahiplerinden hizmetin maliyetine katılma karşılığı alınan paylardır.
- 6.3. Parafiskal Gelirler (Vergi Benzeri Gelirler): İktisadi ve sosyal amaçlı kamu kuruluşları ile mesleki kuruluşların finansmanlarını karşılamak amacıyla hizmetlerden yararlanan kişilerden zora dayalı olarak alınan paralardır (Ticaret odası aidatı, emekli sandığı primi).
- 6.4. Vergi Dışı Gelirler:
- Mali Tekel: Devletin bazı mal ve hizmetlerin üretimini bir firmaya vererek gelir sağlaması (posta gelirleri).
- Emlak ve Teşebbüs Gelirleri: Devletin elindeki varlıkları işleterek, kiralayarak veya satarak elde ettiği gelirler (özelleştirme gelirleri).
- Borçlanma: Vergiden sonra en önemli finansman kaynağıdır. İç (bireylerden, bankalardan) ve dış (uluslararası kuruluşlardan) borçlanma şeklinde olabilir. Gönüllü veya zorunlu olabilir.
- Diğer Gelirler: Bağışlar, yardımlar, fonlar, para ve vergi cezaları.
7. Vergilendirme Yetkisinin Kaynağı ve Amaçları
- 7.1. Yetkinin Kaynağı (Teoriler):
- Rasyonalist-Bireyci Devlet Görüşüne Dayanan Teoriler: Verginin devletçe sağlanan hizmetlerin bir fiyatı, can ve mal güvenliğinin korunması karşılığı veya devletin genel giderlerine katılma payı olduğunu savunur.
- Organik Devlet Görüşüne Dayanan Teoriler: Devletin ekonomik ve sosyal görevleri yerine getirmek amacıyla, bireylerden ödeme güçleriyle orantılı olarak fedakarlıkta bulunmalarını isteyebileceğini savunur. Vergi almak devlet için bir hak, vergi vermek ise bireyler için bir görevdir.
- Devletin Egemenlik Teorisi: Devletin egemenlik hakkına dayanarak vergi toplama yetkisine sahip olduğunu belirtir.
- 7.2. Vergilemenin Amaçları:
- 1️⃣ Mali Amaç: Kamu giderlerinin finansmanı için gerekli geliri sağlamaktır.
- 2️⃣ Mali Olmayan Amaç: Müdahaleci devlet anlayışı ile birlikte vergilerin fiyat istikrarı, tam istihdam ve dış ekonomik dengeyi sağlama (iktisadi amaç) ile sosyal adaleti sağlama (sosyal amaç) gibi hedefleri de vardır.
8. Vergileme İlkeleri
- 8.1. Faydalanma İlkesi: Vergilerin yükü, kişiler arasında kamusal mal ve hizmetlerden elde ettikleri fayda ile bağlantılı olarak paylaştırılmalıdır.
- 8.2. Ödeme Gücü İlkesi: Temel ilke adalettir.
- Yatay Adalet: Aynı ödeme gücüne sahip kişilerin aynı vergi yükümlülüğüne tabi olması.
- Dikey Adalet: Daha fazla ödeme gücüne sahip kişilerin daha az ödeme gücüne sahip olanlardan daha çok vergi ödemesi.
- Ödeme Gücünün Göstergeleri: Gelir, tüketim ve servet.
- Ödeme Gücünü Gerçekleştirmede Kullanılan Araçlar: En az geçim indirimi, artan oranlılık, ayırma ilkesi (emek ve sermaye gelirleri arasında ayrım).
- 8.3. Etkinlik İlkesi: Refah düzeyi ile ilgilidir. Vergilemede etkinlik, vergi nedeniyle refah düzeyinde bir azalışın olmaması gerektiğini ifade eder (Pareto optimumu).
9. Vergiye İlişkin Temel Kavramlar
- 9.1. Verginin Konusu: Verginin üzerinden alındığı şeydir (işlem, fiil, gelir, sermaye vb.).
- Örnek: Kişilerin elde ettiği gelir, Gelir Vergisinin konusudur.
- 9.2. Vergi Matrahı: Vergi borcunu hesaplamak amacıyla, vergi konusunun indirgendiği teknik-fiziki ya da ekonomik-parasal büyüklüktür.
- Spesifik Vergiler: Vergi matrahının belirlenmesinde teknik bir miktar ya da fiziki ölçü kullanılır (Motorlu Taşıtlar Vergisinde taşıtın yaşı ve ağırlığı).
- Ad-valorem Vergiler: Vergi matrahı ekonomik-parasal bir değer olarak ifade edilir (Gelir Vergisinde gelirin safi tutarı, Emlak Vergisinde arazinin değeri).
- 9.3. Vergi Mükellefi ve Sorumlusu:
- Vergi Mükellefi: Vergi yasalarına göre üzerine düşen parasal veya biçimsel ödevleri yerine getirmek zorunda olan kişi (vergi ödemesi, defter tutma, beyanname verme).
- Yasal Mükellef: Vergi yasalarına göre vergi borcunu ödemek zorunda olan kişi.
- Vergi Taşıyıcısı: Bir verginin gerçek yükünü taşıyan kişi (ithalatçının gümrük vergisini satış fiyatına ekleyerek alıcıya yansıtması durumunda alıcı).
- Vergi Sorumlusu: Verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı sorumlu olan kişi (işverenin çalışan adına vergi kesintisi yapması).
- 9.4. İstisna ve Muafiyet:
- İstisna: Objektif vergi mükellefiyetinin sınırlandırılmasına denir. Bir vergi konusunun vergi dışında tutulmasıdır.
- Muafiyet: Subjektif vergi mükellefiyetinin sınırlandırılmasına denir. Kişiye bağlıdır (Diplomat muafiyeti).
- 9.5. Vergiyi Doğuran Olay: Verginin konusu ile mükellef arasında kurulan bağlantıya denir (hukuki işlem, sözleşme, iktisadi olay, üretim, tüketim, ölüm).
- Örnek: Gelir vergisinde vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmesidir.
10. Vergi Tarifeleri
- 10.1. Tanım ve Oranlar: Vergi miktarını hesaplayabilmek için matraha uygulanması gereken ölçülerdir.
- Vergi Oranı: Birim matrah üzerinden alınan verginin gelire olan oranıdır.
- Ortalama Vergi Oranı: Ödenen verginin vergi matrahına oranıdır (T/X).
- Marjinal Vergi Oranı: Vergi borcundaki değişmenin vergi matrahındaki değişmeye oranıdır (ΔT/ΔX).
- 10.2. Tarife Çeşitleri:
- Tek Oranlı Vergi Tarifeleri: Ortalama vergi oranı ile marjinal vergi oranı birbirine eşittir. Matrah arttıkça ödenecek vergi miktarı mutlak olarak artar, oransal olarak sabit kalır.
- Artan Oranlı Vergi Tarifeleri: Marjinal vergi oranı, ortalama vergi oranından büyüktür. Gelir arttıkça kişilerin vergi ödeme güçlerinin arttığı kabul edilir. Vergi adaleti araçlarından biridir (Gelir vergisinde uygulanır).
- Yumuşak Artan Oranlılık: Yükseklik farkı aynı kalmak koşuluyla uzunluk farkı ne kadar büyük olursa artan oranlılık o derece yumuşak olur.
- Sert Artan Oranlılık: Uzunluk farkı aynı olduğunda yükseklik farkı ne kadar artarsa artan oranlılık o derece sert olur.
- Tersine Artan Oranlı Tarife: Matrah arttıkça ortalama vergi oranının azaldığı tarifelerdir. Marjinal vergi oranı ortalama vergi oranından daima küçüktür.
- 10.3. Verginin Gelir Esnekliği ve Marjinal Vergi Eğilimi:
- Verginin Gelir Esnekliği: Vergi gelirindeki değişme oranının gelir düzeyindeki değişme oranına bölünmesiyle bulunur. (Yt > 1: artan oranlı; Yt < 1: azalan oranlı; Yt = 1: düz oranlı).
- Marjinal Vergi Eğilimi: Vergi gelirindeki değişmenin gelir matrahındaki değişmeye oranıdır (ΔT/ΔY). Otomatik istikrar sağlayıcı olması için marjinal vergi eğiliminin yüksek olması gerekir.
11. Vergi Yükü Türleri
Vergi yükü, ödenen vergilerle elde edilen gelir arasındaki oransal ilişkidir. Ödenen vergilerle doğru, elde edilen gelirle ters orantılıdır.
- 1. Toplam Vergi Yükü: Bir ekonomide ödenen vergilerin ekonomi üzerinde oluşturduğu yüke denir (Ödenen Vergiler / Toplumun Geliri).
- 2. Bireysel Vergi Yükü:
- Subjektif Vergi Yükü: Bireylerin vergi ödemeleri sonucu vergiye karşı takındıkları psikolojik tavırlar (vergi baskısı).
- Objektif Vergi Yükü: Bireyin ödediği vergilerin gelirine oranı.
- 3. Net Vergi Yükü: Ödenen vergi - Kamu hizmetlerinden sağlanan yarar.
- 4. Gerçek Vergi Yükü: (Ödenen vergi + Yansıyan vergiler) - (Hizmetlerden sağlanan fayda + Yansıtılan vergi).
- 5. Gelir Grupları ve Sektörlerarası Vergi Yükü: Her bir gelir grubunun ayrı ayrı vergi yükü hesaplanmasıdır.
12. Vergi Baskısı ve Giderilmesi
- 12.1. Vergi Baskısı Karşısında Davranışlar:
- Vergiden Kaçınma: Vergi yasalarına aykırı hareket etmeksizin bireylerin vergi mükellefiyetinden kurtulmasıdır. Yasal yollarla vergi matrahını azaltma (verginin ertelenmesi, vergi avantajları, gelir aktarımı, vergi arbitrajı).
- Vergi Grevi: Vergi ödememe yönünde kolektif bir davranıştır.
- Vergi Kaçakçılığı: Yasal değildir. Yasaların yapılmasını emrettiği fiilleri yapmama veya yapılmamasını emrettiği fiilleri yaparak mükellefiyetten kısmen veya tamamen kurtulmaktır (defter hilesi, gelir gizleme).
- Vergi Borcunun Zamanında Ödenmemesi: Devletin uyguladığı gecikme faiz oranı piyasa faiz oranından düşükse mükellef vergi borcunu geç ödeyebilir.
- 12.2. Vergi Baskısının Giderilmesi (Ekonomik Önlemler):
- Karar Etkisi (Beyan Etkisi): Verginin bireylerin tüketim, tasarruf ve yatırım kararları üzerindeki etkisi.
- Gelir Etkisi: Vergi nedeniyle geliri azalan bireyin daha fazla çalışarak vergi yükünü hafifletmesi.
- İkame Etkisi: Vergilerin çalışma sonucu elde edilen gelirler üzerinde etkili olması sonucu bireylerin boş zaman talebini azaltarak verginin etkisini gidermesi.
13. Verginin Yansıtılması
- 13.1. Tanım ve Süreçler:
- Tanım: Vergi yükünü piyasa koşullarına bağlı olarak kısmen veya tamamen başkalarına aktarılması işlemidir.
- Süreçler: 1) Verginin ödenmesi, 2) Vurgu (vergi karşısında ilk olumsuz psikolojik tepki), 3) Aktarma (vergi yükünün başkasına geçirilmesi), 4) Yerleşme (verginin artık aktarılamaması sonucu nihai bir mükellefiyet üzerinde kalması).
- 13.2. Yansıma Türleri:
- İleriye ve Geriye Doğru Yansıma: Malın fiyatını artırarak tüketiciye aktarma (ileriye doğru); maliyeti düşürerek girdi sağlayıcılara aktarma (geriye doğru).
- Sınırlı ve Sınırsız Yansıma: Verginin aktarılabilirliğinin tekrar edilebilirliğine göre.
- Kanuni ve Ekonomik Yansıma: Yasa tarafından düzenlenmişse kanuni; piyasa koşullarına bağlıysa ekonomik.
- Mutlak ve Diferansiyel Yansıma: Belirli bir vergideki artışın gelir üzerindeki etkisine mutlak yansıma; kamu harcamalarını değişmez kabul ederek bir verginin kaldırılıp yerine yenisinin konulmasıyla gelir dağılımındaki değişime diferansiyel yansıma denir.
- 13.3. Yansımayı Etkileyen Öğeler:
- Verginin Türü ve Kapsamı: Dolaylı vergileri yansıtmak kolay, dolaysız vergileri zordur. Genel vergileri yansıtmak kolay, özel vergileri zordur.
- Malın Talep ve Arz Esnekliği: Talep ve arz esnekse yansıma zordur; esnek değilse kolaydır.
- Piyasa Yapısı: Tam rekabet, monopol, oligopol ve monopolcü rekabet piyasalarında yansıma koşulları farklılık gösterir.
14. Verginin Amortismanı ve Kapitalizasyonu
- 1. Verginin Amortismanı: Servet unsurları ve menkul kıymetler üzerinden vergi alınması veya vergi oranlarının artırılması, bu varlıkların sermaye değerinde bir azalış yaratır.
- 2. Verginin Kapitalizasyonu: Servet değeri, bir menkul kıymet veya malları üzerinden alınan bir verginin kaldırılması ya da oranlarının azaltılması sonucu sermaye değerinde meydana gelen yükseliştir.
15. Başlıca Vergi Türleri
- 15.1. Gelir Üzerinden Alınan Vergiler:
- Gelir Vergisi: Gerçek kişilerin üretim faktörlerinden elde ettiği hasıla (Kaynak Teorisi) veya belli bir dönemdeki harcamalarıyla varlıklarında meydana gelen artış (Net Artış Teorisi) üzerinden alınır. Dolaysız, artan oranlıdır ve mükellefi gerçek kişilerdir.
- Kurumlar Vergisi: Tüzel kişiliğe sahip kurum ve kuruluşların kazançları üzerinden alınır. Mükellefleri sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu müesseseleri vb.
- 15.2. Servet Üzerinden Alınan Vergiler:
- Emlak Vergisi: Bina ve araziler üzerinden alınır (binde 1-3 oranında).
- Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV): Her yıl tekrarlanan, taşıtın ağırlığına, yaşına ve motor gücüne göre alınan vergidir.
- Veraset ve İntikal Vergileri: Servet öğelerinin bir bedel ödenmeksizin (ivazsız veya ölüme bağlı) el değiştirmesi sırasında alınan vergidir.
- 15.3. Harcamalar Üzerinden Alınan Vergiler:
- Özel Tüketim Vergileri (ÖTV): Harcamanın fiilen yapıldığı anda sınırlı sayıda mal ve hizmetler üzerinden alınır (tütün, alkollü içecekler). Tüketimi özendirmemek için oranlar yüksek tutulur.
- Muamele Vergileri (Genel Satış Vergileri):
- Toplu Muamele Vergileri: Malın üretim, toptan ve perakende satış veya ithalat muameleleriyle ilgili aşamalardan sadece birini kapsar.
- Yaygın Muamele Vergisi: Mal ve hizmetlerin ilk madde üretiminden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar her el değiştirmesinde satış fiyatı üzerinden alınan vergidir ("şelale tipi" vergi).
- Katma Değer Vergisi (KDV): İlk madde üretiminden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen tüm üretim ve satış aşamalarında yaratılan katma değer üzerinden hesaplanır ve ödenir.
- Gümrük Vergisi: İthal, ihraç ve transit işlemler gibi dış ticaret işlemleri üzerinden alınır.
- Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV).
- Taşıt Alım Vergileri.
16. Devlet Borçları ve Bütçe Dengesi
- 16.1. Bütçe Açığı ve Nakit Açığı:
- Bütçe Açığı: Kamu gelirlerinin kamu harcamalarını karşılamaya yetmemesi durumudur. İç veya dış borçlanma ile finanse edilir.
- Nakit Açığı: Bütçe açığına gelecek dönemlerin bütçelerinden mahsup edilecek avansların eklenmesi ve bu tutardan bu yıl bütçesinde yer alıp da henüz ödenmemiş giderlerin düşülmesi ile bulunan değerdir.
- 16.2. Finansman Yöntemleri:
- Parasal Finansman: Merkez Bankası kaynaklarına müracaat edilerek para yaratılmasıdır (borcun monetizasyonu). Kısa dönemde faiz oranını düşürür ancak enflasyonist etki yaratır.
- Borçla Finansman: Halktan borç alınmasıdır (tahvil veya bono satışı). Kısa dönemde servet etkisi, nominal para stoku etkisi ve dışlama etkisi yaratır, yatırımları azaltabilir.
- 16.3. Sargent ve Wallace (Hoş Olmayan Aritmetik): Bütçe açığının uzun süre borçlanma ile finanse edilmesinin, parasal finansmana oranla daha enflasyonist olabileceğini savunurlar.
17. Yerel Yönetimler
- 17.1. Tanım ve Yönetim Şekilleri:
- Tanım: Yerel ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla kurulan, karar organları seçimle işbaşına gelen, kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlardır (Belediyeler, İl Özel İdareleri, Köyler).
- Merkezden Yönetim: Devletin yasama, yargı ve yürütmeye ilişkin tüm yetkilerinin tek bir otoritede toplanmasıdır.
- Yerinden Yönetim: Kamu hizmetlerinin yönetiminin merkezden yönetimden ayrı, özerk kamu hukuku tüzel kişilerine verilmesidir.
- 17.2. Yerinden Yönetim Türleri:
- Siyasal Yerinden Yönetim: Yasama, yürütme ve yargı alanında da yerinden yönetim kuruluşlarının yetkili olmasıdır (ABD, Almanya, İsviçre gibi federe devletler).
- Yönetsel Yerinden Yönetim: Yasama ve yargı konusunda tüm yetkiler merkezdedir.
- Hizmet Yerinden Yönetim: Belli bir kamu hizmetinin bağımsız bir örgüte bırakılmasıdır (Ticaret odaları, üniversiteler).
- Yerel Yerinden Yönetim: Hizmet yerinin önem taşıdığı yönetimdir (Belediyeler, İl Özel İdareleri, Köyler).
- 17.3. Yerel Yönetimlerin Denetlenmesi (İdari Vesayet): Merkezi yönetim, yerel yönetimlerin özerkliğini bozmadan denetler. Kararlarını değiştiremez, düzeltemez, ancak yasalara uygunluğunu inceler.
- 17.4. Gereklilik ve Mali Tevzin:
- Gereklilik: Yerel yönetimler, kendi hizmet alanlarındaki ihtiyaçları daha iyi tespit eder ve kaynakları optimum kullanır.
- Mali Tevzin: Merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında hizmetlerin, gider ve gelirlerin ne şekilde bölüşüleceğidir.
- Gelir Bölüşüm Yöntemleri: Bağımsız vergileme yetkisi, vergi kaynaklarının paylaştırılması, merkezi yönetim vergilerinden pay verilmesi.
- 17.5. Türkiye'de Yerel Yönetimler:
- Belediyeler: Olağan, Büyükşehir ve İlçe belediyeleri olarak ayrılır. Belediye başkanı (yürütme), encümen ve meclis (karar) organlarıdır.
- İl Özel İdareleri: Vali (yürütme), il daimi encümeni ve il genel meclisi (karar) organlarıdır.
- Köyler: Nüfusu 2000'den az olan yerleşim birimleridir. Muhtar (yürütme), ihtiyar meclisi (karar) ve köy derneği (danışma) organlarıdır.









