1. Sosyal Öğrenme Kuramı ilk olarak ne zaman ortaya çıkmıştır ve başlangıçta hangi ilkelere dayanmıştır?
Sosyal Öğrenme Kuramı ilk olarak 1930'lu yıllarda ortaya çıkmıştır. Başlangıçta büyük ölçüde davranışçı ilkelere dayanmaktaydı. Bu dönemde kuramcılar, gözlenebilen uyarıcı-tepki öğrenmesinin ilkeleri üzerinden davranışları açıklamaya çalışmışlardır.
2. Sosyal Öğrenme Kuramı günümüzde neden 'sosyal bilişsel kuram' olarak adlandırılmaktadır?
Sosyal Öğrenme Kuramı, başlangıçtaki davranışçı ilkelerine ek olarak günümüzde bilişsel düşünceleri de kapsaması nedeniyle 'sosyal bilişsel kuram' olarak adlandırılmaktadır. Bu değişim, öğrenme sürecinde bilişsel faktörlerin, yani düşünme ve bilgi işleme süreçlerinin öneminin anlaşılmasıyla gerçekleşmiştir.
3. Sosyal Öğrenme Kuramı'nın temel odak noktası nedir?
Sosyal Öğrenme Kuramı'nın temel odak noktası, gözlem ve model alma yoluyla gerçekleşen bir öğrenme biçimidir. Bireylerin başkalarını izleyerek, taklit ederek ve onların davranışlarının sonuçlarını gözlemleyerek yeni davranışlar edindiğini savunur.
4. Sosyal öğrenme kuramcıları Freud'un hangi konularıyla ilgilenmiş, ancak ondan hangi noktada ayrılmışlardır?
Sosyal öğrenme kuramcıları, Freud'un bağımlılık, saldırganlık, özdeşleşme, vicdan oluşumu ve savunma mekanizmaları gibi konularıyla ilgilenmişlerdir. Ancak Freud'un gözlenemeyen bilinçdışı açıklamaları yerine, davranışa ilişkin açıklamalarını gözlenebilen uyarıcı-tepki öğrenmesinin ilkelerinde aramışlardır. Bu, kuramın daha bilimsel ve ölçülebilir bir temele oturmasını sağlamıştır.
5. Sosyal öğrenme kuramlarına yol gösteren temel inanç nedir?
Sosyal öğrenme kuramlarına yol gösteren temel inanç, kişiliğin öğrenilebilir olduğudur. Bu inanç, kişiliğin doğuştan gelen özelliklerden ziyade, çevresel etkileşimler ve öğrenme süreçleri sonucunda şekillendiğini vurgular.
6. Sosyal öğrenme kuramının başlıca ilgi alanlarından bazılarını belirtiniz.
Sosyal öğrenme kuramının ilgi alanları arasında taklit, nevrozlar, kişilik üzerindeki kültürlerarası etkiler, özdeşleşme ve çocuk yetiştirme tutumları bulunmaktadır. Bu konular, bireylerin sosyal çevreleriyle etkileşimleri sonucunda nasıl öğrendiklerini ve kişiliklerinin nasıl şekillendiğini anlamaya odaklanır.
7. Sosyal öğrenmeciler, öğrenme ve gelişimden hangi faktörlerin sorumlu olduğuna inanırlar?
Sosyal öğrenmeciler, biyolojik ve olgunlaşma faktörlerinden ziyade, çevresel, durumsal ve sosyal faktörlerin öğrenme ve gelişimden sorumlu olduğuna inanırlar. Bu bakış açısı, bireyin içinde bulunduğu sosyal çevrenin ve etkileşimlerin öğrenme üzerindeki belirleyici rolünü vurgular.
8. Saldırganlığın öğrenilmesi sosyal öğrenme kuramı açısından nasıl açıklanır ve Bandura'nın bu konudaki katkısı nedir?
Saldırganlığın öğrenilmesi bir sosyal öğrenme durumudur. Bandura, dolaylı pekiştirmenin bu davranışın edinilmesindeki önemini ortaya koymuştur. Yani, bireyler başkalarının saldırgan davranışlarının pekiştirildiğini gördüklerinde, bu davranışları taklit etme eğilimi gösterebilirler.
9. Sosyal öğrenmenin kritik bir öğrenme biçimi olduğu diğer sosyal davranışlara ve alanlara örnekler veriniz.
Sosyal öğrenme, cinsiyet rollerinin kazanılmasında, paylaşma, yardımlaşma, işbirliği, diğergamlık gibi diğer sosyal davranışların edinilmesinde kritik bir rol oynar. Ayrıca, ailenin adetlerinin, konuşma biçiminin ve üslubunun öğrenilmesinde de önemli bir öğrenme biçimidir.
10. Miller, Dollard ve Mowrer gibi sosyal öğrenmeciler hangi konularla yakından ilgilenmişlerdir?
Miller, Dollard ve Mowrer gibi sosyal öğrenmeciler, psikanalitik kuram ile davranışçı kuram arasındaki ilişkiyle yakından ilgilenmişlerdir. Ayrıca, aile içindeki ikili ilişkileri incelemişler ve sosyalleşme sürecini, bu süreç içinde özdeşim kurma ve bağımlılığı araştırmışlardır.
11. Albert Bandura kimdir ve sosyal bilişsel kuramın mimarı olarak gelişimin anahtar kavramları olarak neleri vurgulamıştır?
Albert Bandura, Amerikalı bir psikolog olup sosyal bilişsel kuramın mimarı olarak kabul edilir. Bandura, davranış, çevre ve bilişin gelişimin anahtar kavramları olduğunu vurgulamıştır. Bu üç faktörün karşılıklı etkileşim içinde bireyin gelişimini şekillendirdiğini belirtmiştir.
12. Albert Bandura'ya göre öğrenme nasıl tanımlanır?
Bandura, öğrenmeyi 'bilginin bilişsel olarak işlenmesi yoluyla bilgi edinme' olarak tanımlar. Bu tanım, öğrenme sürecinde sadece dışsal uyarıcı ve tepkilerin değil, aynı zamanda bireyin zihinsel süreçlerinin de aktif rol oynadığını vurgular.
13. Sosyal bilişsel kuram, Freud'un 'özdeşleşme' kavramına nasıl yeni bir boyut katmıştır?
Sosyal bilişsel kuram, Freud'un 'özdeşleşme' kavramına yeni bir boyut katmıştır. Aynı cinsiyetten anne-baba ile özdeşleşmede, büyük ölçüde gözlem yoluyla, mutsuzluktan koruma gibi etkileri oluyorsa bu davranışların kazanıldığını belirtir. Yani, özdeşleşme sadece bilinçdışı bir süreç değil, aynı zamanda gözlem yoluyla öğrenilen bir süreçtir.
14. Sosyal bilişsel kuramda 'deneme olmayan öğrenme' ne anlama gelir?
'Deneme olmayan öğrenme', yeni davranışların yalnızca bir modeli izleyerek, yani doğrudan bir deneme yapmadan veya pekiştirme almadan kazanılması anlamına gelir. Bireyler, başkalarının davranışlarını gözlemleyerek ve taklit ederek yeni beceriler ve davranış kalıpları edinebilirler.
15. Sosyal bilişsel kurama göre, sosyal durumlardaki öğrenmelerin büyük ölçüde nasıl gerçekleştiği savunulur?
Sosyal bilişsel kuram, sosyal durumlardaki öğrenmelerin büyük ölçüde taklit yoluyla gerçekleştiğini savunur. Bireyler, çevrelerindeki insanların davranışlarını gözlemleyerek, bu davranışları taklit ederek ve sonuçlarını değerlendirerek öğrenirler.
16. Sosyal bilişsel kuramda davranışın sonuçları tarafından kontrol edilmesi ve kişinin kendi kendini pekiştirmesi nasıl açıklanır?
Kuram, davranışın sonuçları tarafından kontrol edildiğine inanır, ancak kişinin kendi hareketlerinin yine kendinde yarattığı sonuçlara da önem verir. Bir birey, alacağı paranın yanı sıra yaptığı işi en iyi şekilde yapmak için de güdülenebilir ve standardın altında bir performans, kişinin kendini eleştirmesiyle sonuçlanabilir. Bu, içsel pekiştirmenin önemini gösterir.
17. Bandura'ya göre, pekiştirmenin veya cezanın bir insanın davranışını kontrol etmek için her zaman işe yaramamasının nedeni nedir?
Bandura'ya göre, pekiştirme veya cezanın her zaman işe yaramamasının nedeni, insanların sadece dış olaylar tarafından belirlenen 'rüzgar gülü gibi' davranmamasıdır. İnsanlar kendi içsel standartlarına ve beklentilerine göre de hareket ederler. Bu içsel kontrol mekanizmaları, dışsal pekiştirme ve cezaların etkisini azaltabilir veya değiştirebilir.
18. Bandura'nın sosyal bilişsel kuramındaki 'karşılıklı tayin edicilik' kavramını açıklayınız.
'Karşılıklı tayin edicilik', davranışın, bilişsel ve diğer kişisel faktörlerin (inançlar, beklentiler) ve çevresel etkilerin sürekli bir etkileşim içinde birbirini belirlemesi anlamına gelir. Bu kavram, bireyin pasif bir alıcı olmadığını, aksine çevresiyle aktif bir şekilde etkileşimde bulunarak hem çevresini etkilediğini hem de ondan etkilendiğini vurgular.
19. Sosyal bilişsel kuramda örnek alarak öğrenme türleri nelerdir ve bunlara örnekler veriniz?
İnsanlar çoğu kez örnek alarak öğrenirler. Bu tür öğrenmeler taklit, model alma ve dolaylı öğrenmedir. Buna film, televizyon ve kendini başkasının yerine koyup onun gibi davranma örnek verilebilir. Karmaşık eğitimsel ve kültürel uygulamalar, iyi yapan birinin gözlenmesiyle öğrenilir.
20. İçsel kontrol ve motivasyon gibi güçlerin davranışın kontrolündeki rolü nedir?
İçsel kontrol ve motivasyon gibi güçler de davranışın kontrolünde önemlidir. Kişi kendi çevresini yapılandırıp kontrol edebilir. Bu, bireyin sadece dışsal etkenlere tepki veren bir varlık olmadığını, aynı zamanda kendi hedeflerini belirleyip bu hedeflere ulaşmak için içsel olarak motive olabileceğini gösterir.
21. Skinner ve Bandura'nın gözlem yoluyla öğrenme konusunda öğrenmenin hızı hakkındaki görüşleri nasıl farklılaşır?
Skinner, öğrenmenin derece derece ortaya çıktığını savunurken, Bandura sosyal ortamlarda başkalarını gözleyerek hızlı ve daha çok modellerden de öğrenme olabileceğini savunur. Bandura, özellikle televizyon ve roman kahramanları gibi sembolik modellerden bile hızlı öğrenmenin gerçekleşebileceğini belirtir.
22. Bandura'ya göre gözleyerek öğrenmenin ortaya çıkabilmesi için gerekli koşullardan 'dikkat'i açıklayınız.
Gözleyerek öğrenmenin ilk koşulu dikkattir. Taklit edilecek modelin gözlemcinin dikkatini çekmiş bir model olması gerekir. Eğer gözlemci modelin davranışlarına dikkat etmezse, o davranışı öğrenmesi veya taklit etmesi mümkün olmaz.
23. Bandura'ya göre gözleyerek öğrenmenin ortaya çıkabilmesi için gerekli koşullardan 'hatırda tutma'yı açıklayınız.
Gözleyerek öğrenmenin ikinci koşulu hatırda tutmadır. Gözlemlenen davranışın sözel olarak kodlanıp bellekte tutulması önemlidir. Birey, gözlemlediği davranışı zihninde canlandırabilmeli ve gerektiğinde hatırlayabilmelidir.
24. Bandura'ya göre model türleri nelerdir ve bunlara örnekler veriniz?
Bandura'ya göre modeller gerçek modeller, yani gerçek insanlar olabileceği gibi, sembolik modeller de olabilir. Sembolik modeller bir kitap, film veya televizyon oyuncusu gibi karakterlerdir. Ayrıca sözel yönergeler, yani nasıl davranılacağına ilişkin açıklamalar da model görevi görebilir.
25. Modelin taklit edilme olasılığını etkileyen özelliklerden 'yeterlilik'i açıklayınız ve örnek veriniz.
Yeterli olarak algılanan modeller daha çok taklit edilirler. Gözlemci, modelin belirli bir alanda başarılı ve yetkin olduğunu düşündüğünde, o modeli taklit etme eğilimi gösterir. Örneğin, iyi bir voleybol oyuncusu olmak isteyen bir genç, çok başarılı voleybol oyuncularının tekniklerini göstermeye çalışır.