1. Davranışın psikolojik anlamdaki tanımını ve kapsadığı boyutları açıklayınız.
Davranış, psikolojik anlamda canlıların dış dünyaya karşı gösterdikleri her türlü bilişsel, duyuşsal ve psikomotor tepkilerin genel adıdır. Bilişsel boyut düşünme ve problem çözme gibi zihinsel süreçleri, duyuşsal boyut duyguları ve motivasyonları, psikomotor boyut ise fiziksel hareketleri kapsar. Bu üç boyut birbiriyle sürekli etkileşim halindedir ve bu etkileşimin sonucunda davranış ortaya çıkar.
2. Davranışın bilişsel, duyuşsal ve psikomotor boyutlarını kısaca tanımlayınız.
Bilişsel boyut, düşünme, anlama, problem çözme gibi zihinsel süreçleri ifade eder. Duyuşsal boyut, duyguları, hisleri ve motivasyonları içerir. Psikomotor boyut ise fiziksel hareketleri ve eylemleri kapsar. Bu üç boyut, bir canlının dış dünyaya verdiği tepkilerin farklı yönlerini temsil eder.
3. Cansız varlıklar için davranış kavramının geçerli olup olmadığını açıklayınız.
Psikolojik anlamda davranış kavramı cansız varlıklar için söz konusu değildir. Davranış, canlıların dış dünyaya karşı gösterdiği tepkileri ifade eder. Bitkilerin tepkileri bile hala tartışmalı bir konu olup, bir hareketin davranış sayılabilmesi için canlının etkin ve istemli bir rolünün olması gerektiği düşünülür.
4. Gelişmiş canlılarda tüm davranışların merkezi neresidir ve temelinde ne yatar?
Gelişmiş canlılarda davranışın merkezi beyindir. Tüm davranışlarımızın temelinde fiziksel ve kimyasal süreçler yatar. Duygularımız, düşüncelerimiz ve heyecanlarımız beynimizdeki ve sinir sistemimizdeki elektriksel olaylar sonucu ortaya çıkar. Bu elektriksel ve kimyasal olaylar arasındaki ilişki, davranışın fizyolojik ve nörolojik temellerini oluşturur.
5. İçgüdüsel davranış nedir ve temel özellikleri nelerdir?
İçgüdüsel davranış, doğuştan gelen ve organizmayı türe özgü belirli bir davranışa sürükleyen amaçları ifade eder. Bu davranışlar karmaşık bir yapıya sahiptir ve genellikle bir dizi davranışın bütününü oluşturur. En önemli özelliği, türe özgü olmaları ve önceki deneyimler veya öğrenme olmaksızın gerçekleşmeleridir.
6. Üç farklı içgüdüsel davranış örneği veriniz.
İçgüdüsel davranışlara örnek olarak örümceğin ağ yapması, kuşların göç etmesi ve bebeklerin doğar doğmaz annesinin memesini emmesi verilebilir. Bu davranışlar, canlının öğrenme veya deneyim olmaksızın sergilediği, türe özgü ve karmaşık eylemlerdir. Bu örnekler, biyolojik etmenlerin davranış üzerindeki güçlü etkisini gösterir.
7. Refleks nedir ve sinir sistemiyle ilişkisi nasıldır?
Refleksler, canlılarda bir etkiye karşı oluşan ani ve değişmez tepkilerdir. Sinir sistemi olan tüm canlılarda refleksler bulunur. Bu davranış tipinde, uyarı beyne iletilmeden tepki oluşur, bu da reflekslerin ne kadar hızlı ve otomatik olduğunu gösterir. Refleksler, genellikle hayatta kalma ve korunma mekanizmalarının bir parçasıdır.
8. Edinilen davranış nedir ve nasıl kazanılır?
Edinilen davranış, bir etkileşim sonucunda canlının yeni davranış biçimleri kazanmasıdır. Bu tür davranışlar, doğuştan gelmez ve öğrenme süreçleri aracılığıyla edinilir. İzleme yoluyla öğrenme, şartlanma yoluyla öğrenme ve deneme-yanılma yoluyla öğrenme gibi yöntemler, edinilen davranışların kazanılmasında rol oynar.
9. Yenidoğanlarda tonik boyun refleksini açıklayınız.
Tonik boyun refleksi, bebek sırtüstü yatarken başını bir tarafa çevirdiğinde ortaya çıkar. Başının döndüğü taraftaki kolunu uzatarak, diğer kolunu dirseğinden bükerek bir tür 'eskrimci duruşu' sergiler. Bu refleks, bebeğin vücut farkındalığını geliştirmesine ve el-göz koordinasyonunun ilk adımlarına yardımcı olabilir.
10. Yenidoğanlarda yakalama refleksini açıklayınız.
Yakalama refleksi, parmağınızı bebeğin avuç içine koyduğunuzda bebeğin parmağınızı güçlü bir şekilde yumruk yapmasıyla gözlemlenir. Bu refleks, bebeğin nesneleri tutma yeteneğinin erken bir göstergesidir. Aynı refleks ayak parmaklarında da görülebilir ve bebeğin çevresiyle etkileşim kurma potansiyelini yansıtır.
11. Yenidoğanlarda Moro refleksini açıklayınız.
Moro refleksi, bebeğin yanında yüksek bir ses çıktığında veya bebek ani bir şekilde bırakıldığında ortaya çıkar. Bebek kollarını, bacaklarını ve parmaklarını açar, sırtı bir yay gibi gerilir ve başını geriye çeker. Bu refleks, bebeğin ani bir tehdit algıladığında gösterdiği bir korunma tepkisi olarak yorumlanabilir ve genellikle ilk aylarda kaybolur.
12. Yenidoğanlarda adımlama refleksini açıklayınız.
Adımlama refleksi, bebeği ayakları düz bir zemine dokunacak şekilde koltuk altlarından tuttuğunuzda gözlemlenir. Bebek bu pozisyonda yürüme eylemindeki gibi ardışık ayak hareketleri yapar. Bu refleks, bebeğin yürüme becerisinin temelini oluşturan motor kalıplarının erken bir göstergesidir, ancak gerçek yürüme becerisi daha sonra gelişir.
13. Yenidoğanlarda Babinski refleksini açıklayınız.
Babinski refleksi, bebeğin ayak tabanında, parmaklarından topuğuna doğru düz bir hat boyunca dokunulduğunda ortaya çıkar. Bu uyarıya karşılık bebek ayak parmaklarını açar. Bu refleks, sinir sisteminin olgunlaşma düzeyini gösteren önemli bir nörolojik işarettir ve genellikle bebeklik döneminin sonlarına doğru kaybolur.
14. Yenidoğanlarda arama refleksini açıklayınız.
Arama refleksi, bebeğin yanağına parmağınızla dokunduğunuzda bebeğin başını dokunulan yöne çevirmesi, ağzını açması ve emme hareketi yapmasıyla gözlemlenir. Bu refleks, bebeğin besin kaynağını bulmasına yardımcı olan hayati bir mekanizmadır. Annesinin memesini veya biberonu bulmasını sağlayarak hayatta kalma içgüdüsünü destekler.
15. Yenidoğanlarda emme refleksini açıklayınız.
Emme refleksi, bebeğin dudaklarına ve diline dokunulduğunda, bebeğin dudaklarını ve dilini kullanarak emmeye başlamasıdır. Bu refleks, bebeğin beslenmesi için temel bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Arama refleksi ile birlikte çalışarak bebeğin besin alımını sağlar ve yaşamın ilk dönemlerinde kritik bir rol oynar.
16. Yenidoğan reflekslerinin temel amacı nedir?
Yenidoğan reflekslerinin temel amacı, bebeğin ilk hayatta kalma mekanizmalarının bir parçası olmaktır. Bu refleksler, bebeğin beslenmesini, korunmasını ve çevresiyle ilk etkileşimlerini sağlar. Örneğin, arama ve emme refleksleri beslenmeyi, Moro refleksi ise korunmayı destekler. Bu otomatik tepkiler, bebeğin dış dünyaya uyum sağlamasına yardımcı olur.
17. Davranışın neden statik değil, dinamik ve duruma özgü olduğu belirtilmiştir?
Davranış, bir insanın oturmuş, yani statik özellikleri değildir; durumlara bağlı olarak değişir. Örneğin, bir insan kızdığında farklı, korktuğunda farklı davranışlar sergileyebilir. Bu durum, davranışın çevresel faktörler, içsel durumlar ve bağlam gibi etkenlere göre sürekli olarak şekillendiğini ve sabit olmadığını gösterir. Dolayısıyla, davranış dinamik ve duruma özgüdür.
18. Davranışın sıklık boyutunu bir örnekle açıklayınız.
Davranışın sıklık boyutu, belli bir süre içinde bir davranışın ortaya çıkma sayısıdır. Örneğin, bir çocuğun bir saat içinde kaç kez oyuncaklarını yere attığı, bu davranışın sıklığını ifade eder. Bu boyut, bir davranışın ne kadar sık tekrarlandığını ölçerek, davranışın genel örüntüsü hakkında bilgi sağlar.
19. Davranışın süre boyutunu bir örnekle açıklayınız.
Davranışın süre boyutu, bir davranışın sergilenmeye başlamasından bitinceye kadar geçen zamanı ifade eder. Örneğin, bir öğrencinin bir ödev üzerinde ne kadar süre çalıştığı, bu davranışın süresidir. Bu boyut, bir eylemin ne kadar uzun sürdüğünü ölçerek, davranışın kalıcılığı veya yoğunluğu hakkında bilgi verir.
20. Davranışın şiddet boyutunu bir örnekle açıklayınız.
Davranışın şiddet boyutu, davranışın içerdiği fiziksel gücü veya yoğunluğu belirler. Örneğin, yüksek sesle bağırmak, düşük sesle konuşmaktan daha şiddetli bir davranıştır. Bu boyut, bir davranışın ne kadar güçlü veya etkili bir şekilde sergilendiğini ölçerek, davranışın etkisini ve enerjisini değerlendirmeye yardımcı olur.
21. Davranışın hız boyutunu bir örnekle açıklayınız.
Davranışın hız boyutu, bir olaydan davranışın başlamasına kadar geçen süreyi ifade eder. Bu, tepki süresi olarak da bilinir. Örneğin, bir soru sorulduktan sonra ne kadar sürede cevap verildiği, tepkinin hızıdır. Bu boyut, bir canlının uyaranlara ne kadar çabuk tepki verdiğini ölçerek, bilişsel işlemleme veya refleks hızı hakkında bilgi sağlar.
22. Davranışın gözlemlenebilir olmasının sonuçları nelerdir?
Davranış, bir eylem olduğundan gözlemlenebilir bir olgudur. Gözlemlenebildiği için açıklanabilir ve kaydedilebilir. Kaydetme işlemi, başka kişilerce yapılabileceği gibi, davranışı sergileyen kişi tarafından da gerçekleştirilebilir. Bu özellik, davranışın bilimsel olarak incelenmesine, analiz edilmesine ve anlaşılmasına olanak tanır.
23. Davranışlar çevresel olaylardan nasıl etkilenir?
Davranışlar, çevredeki olaylardan sistematik olarak etkilenir. Yani, davranışlar rastgele ortaya çıkmaz; belirli öncüller ve sonuçlarla ilişkilidir. Bu ilişkiyi anlamak, davranışları değiştirmek veya yönlendirmek için önemlidir. Çevresel uyaranlar, pekiştireçler veya cezalar, davranışların sıklığını, süresini veya şiddetini etkileyebilir.
24. Öğrenmeyi davranış potansiyelindeki değişim açısından tanımlayınız.
Öğrenme, bir deneyim sonucunda davranış potansiyelinde kalıcı bir değişimin yaşanmasıdır. Bu, bireyin yeni bilgiler, beceriler veya tutumlar edinmesi anlamına gelir. Ancak, öğrenilen bir durum birey tarafından her zaman sergilenmeyebilir; yani öğrenme ile performans arasında fark olabilir. Öğrenme, adaptasyon ve gelişim için temel bir süreçtir.
25. Freud'un psikoseksüel gelişim kuramındaki Oral dönemi açıklayınız.
Freud'un Oral dönemi, 0-1 yaş arasını kapsar ve haz merkezi ağız ve çevresidir. Bebek emme, çiğneme ve ısırma davranışlarından haz alır. Beslenme davranışı bu dönemde özellikle önemlidir ve bebeğin temel ihtiyaçlarının karşılanması, güven duygusunun gelişiminde kritik rol oynar. Bu dönemdeki sorunlar, yetişkinlikte oral fiksasyonlara yol açabilir.