Kaynak Bilgisi: Bu çalışma materyali, "ATATÜRK İLKELERİ ve İNKILAP TARİHİ II DERS 11: İsmet İnönü Dönemi (3. Bölüm: Dış Politika 1945-1950 Yılları) ve Demokrat Parti Dönemi (1. Bölüm: 1950-1957 Yılları)" başlıklı ders slaytları ve ilgili sesli ders kaydından derlenmiştir.
📚 İsmet İnönü Dönemi Dış Politikası (1945-1950) ve Demokrat Parti Dönemi (1950-1957)
Bu çalışma materyali, II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye'nin dış politikasındaki önemli dönüşümleri ve çok partili hayata geçişle birlikte Demokrat Parti'nin iktidara gelişini, ilk icraatlarını ve karşılaştığı temel iç ve dış sorunları kapsamaktadır.
🌍 I. 1945-1950 Yılları Arası Dış Politika: II. Dünya Savaşı Sonrası Türkiye
II. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle dünya siyasetinde yeni bir düzen oluşmuş, Türkiye de bu süreçte önemli dış politika kararları almak zorunda kalmıştır.
1. Savaşın Sonu ve Türkiye'nin Konumu
- Savaş İlanı: Türkiye, II. Dünya Savaşı sona ermeden kısa bir süre önce, 23 Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etmiştir. ✅ Bu hamle, Türkiye'ye San Francisco'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler Konferansı'na kurucu üye olarak katılma imkanı sağlamıştır.
- Savaşın Resmen Bitişi: Almanya'nın 8 Mayıs 1945'te, Japonya'nın ise 2 Eylül 1945'te koşulsuz teslim olmasıyla II. Dünya Savaşı resmen sona ermiştir.
- İki Kutuplu Dünya: Savaş sonrası dönem, "Soğuk Savaş" olarak adlandırılan iki kutuplu bir dünya düzenine sahne olmuş, Türkiye de bu yeni düzende önemli bir aktör haline gelmiştir.
2. Birleşmiş Milletler'e Katılım ve Demokrasi Tartışmaları
- San Francisco Konferansı:
- Tarih ve Amaç: 25 Nisan 1945'te ABD'nin San Francisco eyaletinde, ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve Çin önderliğinde Birleşmiş Milletler teşkilatını kurmak amacıyla toplanmıştır.
- Türkiye'nin Rolü: Türkiye, Hasan Saka başkanlığındaki bir heyetle konferansa katılan 51 ülke arasında yer almıştır.
- Sonuç: 26 Haziran 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanmış, demokratik eğilimler, barış, özgürlük ve insan hakları gibi temalar işlenmiştir.
- Türkiye İçin Önemi: Sovyet Rusya tehdidine karşı uluslararası destek arayan Türkiye, bu konferans sayesinde hem Birleşmiş Milletler'e katılmış hem de kendi rejimini demokrasiye yöneltme eğilimini artırmıştır. 💡
3. Sovyet Tehdidi ve Boğazlar Meselesi
- Postdam Konferansı (17 Temmuz - 2 Ağustos 1945):
- Katılımcılar: ABD, İngiltere ve Sovyet Rusya liderleri ve dışişleri bakanları katılmıştır.
- Sovyet Talepleri: Stalin'in Türkiye'den Kars ve Ardahan bölgelerinin Sovyetlere terk edilmesi, boğazlarda ortak savunma için üs verilmesi ve Montreux Antlaşması'nın yeniden gözden geçirilmesi gibi talepleri gayriresmî konuşmalarda gündeme gelmiştir. Churchill'in çekimser kalmasıyla bu talepler konferans gündemine alınmamış, Türkiye ile görüşmeler yoluyla çözülmesi kararlaştırılmıştır.
- Sovyet Notası ve Türkiye'nin Reddi:
- 19 Mart 1945: Sovyet Rusya, Türkiye'nin Montreux Boğazlar Sözleşmesi'ne uymadığını belirterek, 1925 tarihli Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması'nı uzatmayacağını bildirmiştir.
- 7 Haziran 1945: Molotov, Türkiye'den Kars ve Ardahan'ın verilmesini, boğazlarda üs ve Montreux'nün revizyonunu talep etmiştir.
- Türkiye'nin Cevabı: Türkiye, bu istekleri reddetmiştir.
- ABD ve İngiltere'nin Boğazlar Konusundaki Tutumu:
- 2 Kasım 1945 (ABD) ve 21 Kasım 1945 (İngiltere): Benzer notalarla Montreux'nün gözden geçirilmesi için uluslararası konferans önerilmiş, boğazların barışta tüm ticaret gemilerine, savaşta ise Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin savaş gemilerine açık olması görüşü bildirilmiştir.
- 8 Ağustos 1946 (Sovyet Rusya): Boğazların Karadeniz'e kıyısı olmayan devletlerin savaş gemilerine kapalı olmasını, rejiminin Türkiye ve kıyıdaş devletlerce belirlenmesini ve Sovyet Rusya'ya en fazla söz hakkı verilmesini talep etmiştir.
- ABD ve İngiltere'nin Desteği: ABD ve İngiltere, Türkiye'nin boğazlar rejimindeki yetkisini vurgulayarak Sovyet taleplerine karşı Türkiye'yi desteklemiştir. Türkiye de 22 Ağustos 1946'da Sovyet isteklerini reddeden notasını vermiştir.
4. Batı Bloğuna Yöneliş ve ABD Desteği
- Sovyet Yayılmacılığına Karşı ABD: II. Dünya Savaşı sonrası Sovyet Rusya'nın yayılmacı politikaları (Balkanlar, Ortadoğu, İran) ABD'yi Türkiye'yi desteklemeye itmiştir.
- Missouri Zırhlısı Olayı (5 Nisan 1946): ABD, Büyükelçi Mehmet Münir Ertegün'ün cenazesini getirme bahanesiyle Missouri zırhlısını İstanbul'a göndermiştir. Bu, ABD'nin boğazlar rejiminin kendi rızası olmadan değiştirilemeyeceği mesajını vermesi ve Türkiye'ye destek göstermesi anlamına gelmiştir. 🚢
- Truman Doktrini (12 Mart 1947):
- Başlangıç: Soğuk Savaş'ın resmî başlangıcı sayılan bu doktrinle ABD Başkanı Truman, Yunanistan ve Türkiye'ye mali ve iktisadi yardım önererek bu ülkelerin komünizm tehdidine karşı ABD safında yer alması gerektiğini belirtmiştir.
- Yardım: ABD Kongresi tarafından onaylanan tasarı ile Yunanistan ve Türkiye'ye 400 milyon dolarlık malzeme, hizmet, eğitim ve bilgi yardımı tahsis edilmiştir.
- Türk-Amerikan İlişkileri: Bu dönemde Türk-Amerikan ilişkileri artmış, Türk kara kuvvetleri subay üniformaları Amerikan modeline göre değiştirilmiştir.
- Yükümlülükler: Türkiye, 12 Temmuz 1947'de imzalanan anlaşma ile 100 milyon dolarlık yardımı kabul ederken, yardımın ABD denetiminde kullanılması ve ABD'nin izni olmadan başka amaçla kullanılmaması gibi yükümlülükler üstlenmiştir.
- Marshall Planı (5 Haziran 1947):
- Amaç: ABD Dışişleri Bakanı George Marshall tarafından açıklanan bu plan, Avrupa'nın savaş sonrası ekonomik kalkınmasını hedeflemiştir.
- Türkiye'nin Katılımı: Türkiye de Marshall Planı çerçevesinde yardım alacak ülkeler arasında yer almış ve 4 Temmuz 1948'de ABD ile ekonomik işbirliği antlaşması imzalamıştır.
- Dış Politikada Batı Ekseni: Günaltay hükümeti döneminde ABD eksenli dış politika izlenmiş, 1947-1951 yılları arasında Türkiye'ye 400 milyon dolarlık askerî yardım yapılmıştır. Türkiye, Sovyet tehdidine karşı ABD'yi tek durdurucu güç olarak görmüştür.
- Avrupa Konseyi Üyeliği (1949): İnsan hakları ve demokrasiyi güçlendirmek amacıyla 3 Haziran 1949'da kurulan Avrupa Konseyi'ne Türkiye, 27 Temmuz 1949'da kabul edilmiştir.
- NATO Girişimleri: 4 Nisan 1949'da kurulan NATO'ya Türkiye, Batılı devletlerin yanında yer almak amacıyla üye olmak istemiş, ancak ilk başvuruları (Hasan Saka ve Günaltay hükümetleri döneminde) olumlu sonuçlanmamıştır. ⚠️
5. İç Politikadaki Yansımalar
- Türkçülük-Turancılık Davası (1944-1945): Sovyetler aleyhine Almanlarla işbirliği ve Turancılık suçlamalarıyla açılan davada Zeki Velidi Togan, Reha Oğuz Türkkan, Hüseyin Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş gibi isimler yargılanmıştır.
- Tan Gazetesi Olayı (3 Aralık 1945): Hüseyin Cahit Yalçın'ın Tanin Gazetesi'nde Sabiha ve Zekeriya Sertel'i komünistlikle suçlaması üzerine, İstanbul'da bir grup öğrenci ve kalabalık tarafından Tan matbaası ile bazı sol yayın organları tahrip edilmiştir. Göstericiler komünizme karşı olduklarını ve demokrasi taraftarı olduklarını belirtmişlerdir.
🏛️ II. Demokrat Parti Dönemi (1950-1957)
Türkiye'nin çok partili hayata geçiş sürecinin önemli bir dönemi olan Demokrat Parti iktidarı, ülkenin siyasi ve sosyal yapısında köklü değişikliklere yol açmıştır.
1. Demokrat Parti'nin Kuruluşu
- Dörtlü Takrir (7 Haziran 1945): Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşmeleri sırasında muhalefet belirginleşmiştir. Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü, CHP Meclis Grubu'na "Dörtlü Takrir"i sunarak anti-demokratik maddelerin çıkarılmasını, TBMM'nin hükümeti denetlemesini ve tek dereceli seçim sistemini talep etmiştir.
- Partiden Ayrılışlar: Takrir'in reddedilmesi üzerine Menderes ve Köprülü partiden ihraç edilmiş, Bayar ve Koraltan da istifa etmiştir.
- DP'nin Kurulması (7 Ocak 1946): Dörtlü Takrir'e imza atan bu dört milletvekili tarafından Demokrat Parti (DP) kurulmuştur. ✅
2. 1950 Seçimleri ve İktidara Geliş
- Seçim Kanunu Değişiklikleri (16 Şubat 1950): DP'nin adil seçim talepleri doğrultusunda, gizli oy-açık tasnif, tek turlu, yargı denetimine açık seçim sistemi ve Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kurulması kabul edilmiştir.
- Seçim Kampanyası: DP, "Yeter Söz Milletindir" sloganıyla halkın desteğini kazanmış, köylüye ulaşan siyasetçilerle halkın refahını artırma vaatlerinde bulunmuştur.
- "Ak Devrim" (14 Mayıs 1950): Halkın %89.3 katılımıyla gerçekleşen seçimlerde DP, oyların %53.3'ünü alarak 408 milletvekilliği kazanmıştır. CHP ise %39.9 oyla 69 milletvekilliğinde kalmıştır. İktidarın CHP'den DP'ye barışçıl geçişi, "Ak Devrim" veya "Kansız Devrim" olarak adlandırılmıştır. 📊
- I. Menderes Hükümeti (22 Mayıs 1950 - 9 Mart 1951): Celal Bayar Cumhurbaşkanı, Refik Koraltan Meclis Başkanı seçilmiş, Adnan Menderes Başbakan olarak ilk hükümetini kurmuştur.
3. DP İktidarının İlk İcraatları (1950-1954)
- Ordu ve Bürokraside Değişiklikler: Hükümetin kurulmasının ardından, olası bir darbe ihbarı üzerine Menderes, Genelkurmay Başkanı değişikliği dahil olmak üzere orduda ve bürokraside önemli tasfiyeler yapmıştır.
- Dinî Özgürlükler:
- Ezanın Arapça Okunması (16 Haziran 1950): Ezanın Arapça okunmasını yasaklayan kanun kaldırılmıştır.
- Radyoda Dinî Yayınlar (6 Temmuz 1950): Ankara Radyosu'ndan haftanın üç günü Kur'an-ı Kerim okunmasına başlanmıştır.
- Atatürk'ü Koruma Kanunu (25 Temmuz 1951): Kırşehir'deki Atatürk büstünün tahrip edilmesi gibi olaylar üzerine, Atatürk'ün anıt, büst ve eserlerini korumak amacıyla bu kanun çıkarılmıştır.
- Halkevlerinin Kapatılması (8 Ağustos 1951): DP, Halkevlerinin amaçlarına uygun çalışmadığını ve CHP'nin mal varlığı olarak kullanıldığını iddia ederek kapatılmalarını sağlamış, malları hazineye devredilmiştir. CHP bu kararı protesto etmiştir.
- CHP Mallarına El Konulması (14 Aralık 1953): CHP'nin parti binası ve Maliye Bakanlığı'nın uygun gördükleri haricindeki tüm mal varlığı hazineye devredilmiştir.
- Köy Enstitülerinin Kapatılması (27 Ocak 1954): Köy Enstitüleri, ilköğretmen okulları ile birleştirilerek kapatılmıştır. Bu karar, DP'nin iktidara gelmesiyle hızlanan bir süreç olmuştur.
4. 1954 Seçimleri ve Artan Gerginlikler (1954-1957)
- Ekonomik Başarı ve Halk Desteği: Tarım alanındaki modernizasyon, traktör sayısındaki artış ve uygun hava koşulları sayesinde üretim artmış, halkın refah seviyesi yükselmiştir. Kore Savaşı'na katılım ve NATO üyeliği (18 Şubat 1952) ile ABD'den sağlanan yardımlar ekonomik gelişmeleri pekiştirmiştir.
- 1954 Seçimleri (2 Mayıs 1954): DP, oylarını artırarak 503 milletvekilliği kazanmış, CHP ise büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır.
- III. Menderes Hükümeti (17 Mayıs 1954 - 9 Aralık 1955): Celal Bayar tekrar Cumhurbaşkanı, Adnan Menderes Başbakan olmuştur.
- DP İçindeki Gerginlikler:
- Memur Tasfiyeleri: DP'ye destek vermeyen memurlar tasfiye edilmiştir.
- İl Yapılandırmaları: Adıyaman ve Adapazarı il yapılmış, Kırşehir ise halkının Cumhuriyetçi Millet Partisi'ne oy vermesi nedeniyle ilçe yapılmıştır. ⚠️
- 6/7 Eylül Olayları (1955): Kıbrıs sorunu nedeniyle Yunanistan, Türkiye ve İngiltere arasındaki gerginlik artmıştır. Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığı iddiası üzerine İstanbul, Ankara ve İzmir'de halk sokağa dökülmüş, özellikle Rumlara ait dükkanlar ve evler yağmalanmıştır. Olaylar sonrası sıkıyönetim ilan edilmiş, İçişleri Bakanı istifa etmiştir.
- Basın Yasası ve Hürriyet Partisi: 1954'te çıkarılan basın yasasında ispat hakkının bulunmaması, muhalefet ve DP içindeki bazı milletvekillerinin tepkisine neden olmuştur. Bu durum, 20 Aralık 1955'te Hürriyet Partisi'nin kurulmasına yol açmıştır.
- IV. Menderes Hükümeti (14 Aralık 1955): DP içindeki muhalefet ve istifalar sonrası Menderes tekrar hükümeti kurmakla görevlendirilmiştir.
- Artan Gerginlik: 1955 sonrası CHP-DP gerginliği artmış, ekonomik darboğaz ve siyasi çalkantılar DP'nin güç kaybetmesine neden olmuştur.









