Bu çalışma materyali, bir dersin sesli transkripti ve kopyalanmış metin kaynakları birleştirilerek hazırlanmıştır.
Kohlberg ve Gilligan'ın Ahlak Gelişimi Kuramları 📚
Giriş
Ahlak gelişimi, bireylerin doğru ve yanlışı ayırt etme, ahlaki yargılarda bulunma ve ahlaki davranışlar sergileme süreçlerini inceleyen önemli bir alandır. Bu çalışma materyalinde, ahlak gelişimine bilişsel bir bakış açısı sunan Lawrence Kohlberg'in kuramını ve bu kurama yönelik önemli eleştiriler getiren Carol Gilligan'ın görüşlerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Kohlberg, kuramını Jean Piaget'nin ahlak gelişim kuramı üzerine inşa etmiş, Piaget'nin her dönemine ikişer evre ekleyerek toplamda üç dönem ve altı evreden oluşan kapsamlı bir yapı oluşturmuştur.
Kohlberg'in Ahlak Gelişimi Kuramının Temel Kuralları
Kohlberg'in kuramını anlamak için bazı temel prensipleri bilmek önemlidir:
- Evrensel Sıra ✅: Kohlberg'e göre, ahlak gelişimi evreleri evrensel bir sırayla ortaya çıkar. Hiç kimse bir evreyi tamamlamadan sonraki evreye geçemez. Tüm insanlar ahlak gelişimine "İtaat ve Ceza" evresiyle başlar ve bu evreleri sırasıyla deneyimler. Atlama yapmak mümkün değildir.
- Evrelerde Takılı Kalma ⚠️: Bireyler herhangi bir ahlak gelişim evresinde takılıp kalabilirler. Örneğin, bir kişi hayatının sonuna kadar "İtaat ve Ceza" evresinde kalabilir. Zihinsel olgunlaşma, evreler arasında ilerlemek için bir ön koşuldur ancak tek koşul değildir.
- Cinsiyet Farklılıkları (Kohlberg'in Bakış Açısı) 📊: Kohlberg, kadınların ahlaki düzeylerinin erkeklerin gerisinde kaldığını iddia etmiştir. Ona göre, çoğu kadın "İyi Çocuk Olma" evresinde takılı kalırken, erkeklerin çoğu "Kanun ve Düzen" evresine ulaşır. Bu durum, çoğu insanın geleneksel dönemde kaldığını ve çok az sayıda kişinin gelenek sonrası döneme, özellikle de evrensel ahlaka ulaşabildiğini gösterir. Peygamberler, ermişler gibi sınırlı sayıda insan evrensel ahlaka erişebilir.
- Bilişsel Gelişimle Paralellik 💡: Ahlak gelişimi bilişsel gelişimle paraleldir, ancak bunun tersi doğru değildir. Üst düzey ahlaka (gelenek sonrası dönem) ulaşmak için soyut düşünme şarttır. Ancak soyut düşünebilen herkes üst düzey ahlaka sahip değildir. Bireyin bilişsel düzeyine bakarak ahlak düzeyi hakkında kesin bir yargıya varılamaz. Ancak, eğer bir birey üst düzey ahlaka ulaşmışsa, kesinlikle soyut düşünebiliyordur.
- Neden Yaptığı Önemli 📚: Kohlberg'in kuramında, ahlaki değerlendirmelerde bireyin ne yaptığı değil, bunu neden yaptığı önemlidir. Evreleme yapılırken bireyin davranışının arkasındaki gerekçe esas alınır.
Örnek: Otobüste yaşlı bir teyzeye yer verdiğinizde hangi evrede olduğunuz, bu davranışı neden yaptığınıza bağlıdır:
- Sınavda başarılı olmak için iyilik yapmak (saf çıkarcı).
- Ayıplanmaktan korkmak (iyi çocuk).
- Yasal bir zorunluluk (kanun düzen).
- Tamamen insani sebepler (üst düzey ahlak).
Kohlberg'in Ahlak Gelişimi Evreleri
Kohlberg'in kuramı üç dönem ve altı evreden oluşur:
1. Gelenek Öncesi Dönem (0-9 Yaş)
Bu dönemde ahlaki yargılar dışsal kurallara ve sonuçlara dayanır.
-
1️⃣ İtaat ve Ceza Evresi:
- Özellikler: Davranışın yapılıp yapılmaması, otoritenin varlığına veya yokluğuna göre değişir. Kişi, yakalanmadıkça veya ceza almadıkça davranışının doğru olduğunu benimser. Ceza almamak temel motivasyondur.
- Örnekler:
- Müfettiş geleceği için plan hazırlayan öğretmenler (Müfettiş olmasa hazırlamazlardı).
- Annesinin ayak sesini duyunca ödevinin başına geçen çocuk (Annesi olmasa telefonla oynamaya devam ederdi).
- Polis yoksa kırmızı ışıkta geçen sürücü (Polis olsaydı dururdu).
- "Kimse görmedi ki!" diyerek şeker çalan çocuk (Görülmediği için sorun olmadığını düşünür).
-
2️⃣ Saf Çıkarcılık (Araçsal İlişkiler) Evresi:
- Özellikler: Birey kendi çıkarlarını ön planda tutar ve davranışlarını karşılıklılık ilkesine göre yapar ("Al gülüm ver gülüm"). Bir davranışın faydası, cezasından büyükse yapılır. Cezaya bakış dahi pragmatiktir.
- Örnekler:
- Düğünde "Onlar bize ne taktıysa biz de onlara takalım" düşüncesi.
- Arkadaşına taşınma yardımına giden kişinin "Bir gün de o bana yardım eder" beklentisi.
- "Eskiden buralara moloz dökerdik, şimdi cezası çok ağırlaştı, o yüzden atık tesisine götürüyoruz" diyen kişi (Ceza faydadan ağır bastığı için yapmaz).
- Kendini kurtarmak için başkasını feda eden hırsız.
- Yaşlı teyzeye "Bir gün ben de yaşlanacağım, bana da yer verirler" düşüncesiyle yer vermek.
2. Geleneksel Dönem (9-15 Yaş)
Bu dönemde ahlaki yargılar toplumsal beklentilere ve kurallara uygunluğa dayanır.
-
3️⃣ Kişiler Arası Uyum (İyi Çocuk Olma) Evresi:
- Özellikler: Birey, çevresindeki tanıdık ve bildik insanların (aile, arkadaşlar, komşular) beklentilerini karşılamak, onay almak, ayıplanmamak veya dışlanmamak için davranır. "Ben" olgusu "biz" olgusuna evrilir, ancak bu "biz" tüm insanlığı değil, yakın çevreyi kapsar.
- Örnekler:
- "Şimdi yer vermesem herkes bana kötü kötü bakacak" endişesiyle yaşlı teyzeye yer vermek.
- Bolulu ustanın hemşehrilerine daha fazla yemek vermesi.
- Hasta bakıcının tanıdıklarını öncelikli olarak içeri alması.
- "O benim komşum, insan hiç komşusunu ihbar eder mi?" diyerek kaçak elektrik kullanan komşuyu ihbar etmemek.
- "Öğretmenime söz verdiğim için artık kavga etmiyorum" diyen öğrenci.
- "Hanım hanımcık ol" beklentisiyle davranmak.
-
4️⃣ Kanun ve Düzen Evresi:
- Özellikler: Birey, toplumsal düzeni korumak ve yasalara uymak amacıyla hareket eder. Kanunlar ve kurallar sorgulanmadan, koşulsuz bir şekilde doğru kabul edilir ve bunlara uyulur. Ceza almaktan ziyade, yasalara uyma sorumluluğu ön plandadır. Asla inisiyatif kullanılmaz, yasalar eleştirilmez ve değişebileceği düşünülmez.
- Örnekler:
- Polis olsun olmasın kırmızı ışıkta duran sürücü (Yasa böyle emrettiği için).
- Kendi çocuğuna bile yasa gereği ceza kesen trafik polisi.
- Hasta bakıcının, tanıdığı olsa bile yasalara uygun davranarak kimseye öncelik tanımaması.
- Orhan Kemal'in "Bekçi Murtaza" karakteri (Yasaları harfiyen uygulayan).
- "Bu benim görevim" diyerek tehlikeli bir duruma müdahale eden itfaiyeci.
3. Gelenek Sonrası Dönem (15 Yaş ve Üzeri)
Bu dönemde ahlaki yargılar evrensel ilkelere ve kişisel değerlere dayanır.
-
5️⃣ Sosyal Sözleşme Evresi:
- Özellikler: Birey, yasaların ve kuralların toplumsal fayda için gerekli olduğunu kabul eder, ancak bu yasaları sorgulayabilir ve eleştirebilir. İnsan hakları, eşitlik, adalet ve insan onuru gibi üst düzey insani unsurlar açısından yasaları değerlendirir. Eğer bir yasa bu unsurlara uygun değilse, eleştirir ve değişmesi için çabalar (protesto, miting gibi yasal yollarla). Ancak, toplumda kaosu önlemek adına, uygun bulmadığı yasalara bile uymaya devam eder.
- Örnekler:
- Mülakat uygulamasının insan haklarına ve eşitliğe aykırı olduğunu düşünen öğretmenlerin protesto düzenlemesi.
- Bir yasanın adil olmadığını düşündüğü halde, toplumsal düzeni bozmamak adına yine de yasalara uyan ve yasal yollarla değişim için mücadele eden aktivist.
-
6️⃣ Evrensel Ahlak Evresi:
- Özellikler: Bu en üst evrede, birey için hiçbir şey bir insanın yaşamından daha değerli olamaz. İnsan yaşamıyla çelişen yasalara uyulmayabilir, hatta uyulmaması gerektiği savunulur. İnsan hayatının kutsallığı, din, dil, ırk gibi kavramların ötesindedir. Birey, evrensel ahlaki ilkelere (adalet, eşitlik, insanlık onuru) göre hareket eder.
- Örnekler:
- Yangın çıkan bir binada, tanıdık olmasa bile, sadece bir insan hayatını kurtarmak için kendi hayatını riske atan itfaiyeci.
- İnsan hayatını tehlikeye atan bir yasaya uymayı reddeden ve başkalarını da buna teşvik eden kişi.
Evreleri Bir Arada Düşünme: İtfaiyeci Örneği 🚒
Bir itfaiye memuru olarak yangın çıkan bir binaya girdiğinizi varsayalım. Davranışınızın arkasındaki neden, sizi farklı evrelere yerleştirir:
- İtaat ve Ceza: Amirlerinizi gördüğünüz için içeri girdiyseniz.
- Saf Çıkarcılık: "O çocuğu kurtarırsam kesin terfi alırım" veya "Çok zengin bir muhit, kesin bana bir şey verirler" düşüncesiyle girdiyseniz.
- Kişiler Arası Uyum: "Ah bu bizim Ahmet abinin oğlu" diyerek tanıdığınız biri olduğu için girdiyseniz.
- Kanun ve Düzen: "Bu benim görevim" diyerek, görevinizin gereği olarak girdiyseniz.
- Evrensel Ahlak: "Aman Allah'ım, orada bir çocuk var, ne olursa olsun o çocuğu kurtarmalıyım" diyerek, sadece bir insan hayatını kurtarmak amacıyla girdiyseniz.
Önemli olan, bir davranışın neden yapıldığıdır.
Carol Gilligan'ın Kohlberg'e Yönelik Eleştirileri
Kohlberg'in öğrencisi olan Carol Gilligan, hocasının kuramına önemli eleştiriler getirmiştir:
- Kadınların Ahlaki Düzeyi ⚠️: Gilligan, Kohlberg'in kadınların ahlaki düzeylerinin erkeklerin gerisinde kaldığı ve "İyi Çocuk Olma" evresinde takılı kaldığı iddiasına şiddetle karşı çıkar. Ona göre, kadınların bu şekilde görünmesi bir gerilik değil, toplumun kadına yüklediği misyonla ilgilidir. Kız çocukları ve erkek çocukları farklı şekillerde eğitilir ve toplumun kadınlardan beklentileri farklıdır (örneğin, "hanım hanımcık ol", "eşini ve çocuklarını ön planda tut"). Bu durum, kadınların ahlaki gelişimini değil, toplumsal cinsiyet rollerini yansıtır.
- Kohlberg'in Yöntemi 📊: Gilligan, Kohlberg'in ahlaki gelişim çalışmalarında gerçek yaşam deneyimlerine başvurmaması ve ağır ahlaki ikilemler içeren hikayeler kullanmasını eleştirir. Bu hikayeler (örneğin, kendi çocuğunu mu yoksa 40 kimsesiz çocuğu mu kurtarırsın ikilemi) gerçek hayatta pek karşılaşılmayan durumlardır. Gilligan, gerçek hayattaki ahlaki kararların daha basit ve günlük olaylar üzerinden incelenmesi gerektiğini savunur (örneğin, denizde boğulan tanımadığın bir çocuğu kurtarmak). Ayrıca, insanların söyledikleriyle gerçekten o durumla karşılaştıklarında yapacakları şeylerin farklı olabileceğini belirtir.
- Ahlak Sevgisi (Duyguların Rolü) 💡: Kohlberg'in hak ve adalet gibi bilişsel kavramlara odaklanırken, ahlaki değerlendirmelerde duyguların rolünü göz ardı ettiğini savunur. Gilligan'a göre, insanlar ahlaki kararlar alırken duygularından bağımsız hareket edemezler; "ahlak sevgisi" gibi duygusal faktörler de devreye girer.
John Dewey'in Ahlak Gelişimi
John Dewey, ahlak gelişimine daha teorik bir yaklaşımla bakar. Ona göre, insanların aldığı eğitimin niteliği ve derecesi arttıkça ahlaki düzeyleri de artar. Dewey, ahlak gelişimini üç aşamada özetler:
- Gelenek Öncesi: Birey sadece kendini düşünür.
- Geleneksel: Birey "biz"i (yakın çevresini) düşünür.
- Gelenek Sonrası: Birey "insanlığı" düşünür.
Sonuç
Kohlberg'in ahlak gelişim kuramı, bireylerin ahlaki muhakeme süreçlerini evreler halinde açıklayarak önemli bir çerçeve sunmuştur. Ancak Gilligan'ın eleştirileri, kuramın cinsiyet yanlılığına, metodolojik sınırlılıklarına ve duygusal boyutları göz ardı etmesine dikkat çekerek alana yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu kuramlar, ahlaki gelişimin karmaşık doğasını anlamak için temel taşları oluşturmaktadır.








