Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Darbeler - kapak
Tarih#türkiye siyasi tarihi#1960 darbesi#27 mayıs#12 mart muhtırası

Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Darbeler

Bu özet, Türkiye'nin 1960-1980 yılları arasındaki çalkantılı siyasi tarihini, askeri müdahaleleri, hükümet krizlerini ve toplumsal değişimleri akademik bir yaklaşımla incelemektedir.

dhalgrkwg5jy2 Mayıs 2026 ~30 dk toplam
01

Sesli Özet

13 dakika

Konuyu otobüste, koşarken, yolda dinleyerek öğren.

Sesli Özet

Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Darbeler

0:0013:14
02

Görsel Özet

İnfografik

Konunun tüm parçalarını tek bakışta gör.

Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Darbeler - görsel özet infografik
Tam boyutta görüntüle →
03

Flash Kartlar

25 kart

Karta tıklayarak çevir. ← → ile gez, ⎵ ile çevir.

1 / 25
Tüm kartları metin olarak gör
  1. 1. Türkiye'de 1960-1980 dönemi siyasi gelişmelerini genel olarak nasıl tanımlarsınız?

    Bu dönem, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok partili hayata geçişin ardından yaşanan sıkıntılı, problemli ve çalkantılı olaylara sahne olmuştur. Askeri müdahaleler, siyasi istikrarsızlıklar ve toplumsal gerilimlerle şekillenmiştir. Dünya'daki Soğuk Savaş'ın da etkisiyle iç siyasi hareketlilik artmıştır. Siyasetin sorunları çözme kapasitesi kısıtlanmış, uzlaşmaz tavırlar karmaşayı derinleştirmiştir.

  2. 2. 1960-1980 döneminde Türkiye'de yaşanan başlıca askeri müdahaleler ve muhtıralar nelerdir?

    Bu dönemde Türkiye'de üç önemli askeri müdahale ve muhtıra yaşanmıştır. Bunlar sırasıyla 27 Mayıs 1960 askeri darbesi, 12 Mart 1971 askeri muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesidir. Bu olaylar, dönemin siyasi istikrarsızlığını ve askeri vesayetin etkisini göstermektedir.

  3. 3. 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi'nin temel nedenleri nelerdir?

    Darbeye yol açan temel nedenler arasında Demokrat Parti'nin antidemokratik uygulamaları, Tahkikat Komisyonu kurarak muhalefetin üzerine gitmesi, ordu içindeki tasfiyeler ve alt rütbeli subayların rahatsızlıkları yer almaktadır. Ayrıca ekonomik sıkıntılar ve öğrenci olaylarının önlenemez boyutlara ulaşması da ordunun müdahale etmesi gerektiği inancını pekiştirmiştir.

  4. 4. 27 Mayıs 1960 darbesini gerçekleştiren askeri kadronun lideri kimdir ve darbe sonrası kurulan yönetim organının adı nedir?

    27 Mayıs 1960 darbesini komuta zinciri dışında harekete geçerek gerçekleştiren askeri kadronun lideri General Cemal Gürsel'dir. Darbe sonrası kurulan ve yönetime el koyan organın adı ise 38 kişilik Millî Birlik Komitesi (MBK) olmuştur. Cemal Gürsel, bu komitenin başkanı olarak Devlet Başkanı, Başbakan ve Başkomutan unvanlarını üstlenmiştir.

  5. 5. 27 Mayıs darbesi sonrası Türkiye'de hangi kurumlar feshedilmiş ve siyasi liderler tutuklanmıştır?

    27 Mayıs darbesi sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve hükümet feshedilmiştir. Siyasi faaliyetler yasaklanmıştır. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve diğer Demokrat Partili vekiller tutuklanarak Yassıada'ya gönderilmiştir. Bu durum, darbenin siyasi yapıyı tamamen değiştirmeye yönelik olduğunu göstermiştir.

  6. 6. Milli Birlik Komitesi (MBK), 27 Mayıs darbesi sonrası hangi yetkileri kullanmıştır?

    Milli Birlik Komitesi (MBK), 27 Mayıs darbesi sonrası yasama yetkisini doğrudan kendisi kullanmıştır. Yürütme yetkisini ise Bakanlar Kurulu aracılığıyla kullanmıştır. Yargı yetkisi bağımsız bırakılsa da, MBK ölüm cezalarını onaylama veya veto etme hakkına sahip olmuştur. Bu durum, MBK'nın geniş yetkilere sahip olduğunu göstermektedir.

  7. 7. 27 Mayıs darbesi sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri'nde ve üniversitelerde ne tür tasfiyeler yaşanmıştır?

    MBK, 1960 yazında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde geniş çaplı bir tasfiye gerçekleştirmiş, 235 general ve binlerce subay emekliye sevk edilmiştir. Ayrıca, 28 Ekim 1960'da üniversitelerde 147 öğretim üyesinin ihracı kamuoyunda şok etkisi yaratmıştır. Bu tasfiyeler, darbecilerin kendi iktidarlarını sağlamlaştırma amacı taşıdığını göstermektedir.

  8. 8. Milli Birlik Komitesi (MBK) içinde yaşanan görüş ayrılıkları ve '14'ler' olayı nedir?

    MBK içinde iktidarı sivillere devretmek isteyen ılımlılar ile siyasi reformlar yapmak isteyen radikaller arasında görüş ayrılıkları yaşanmıştır. Alparslan Türkeş liderliğindeki radikal grup olan '14'ler', daha köklü değişiklikler ve askeri yönetimin devamını savunmuştur. Ancak bu grup, 13 Kasım 1960'da tasfiye edilerek yurt dışına gönderilmiştir. Bu olay, MBK içindeki güç mücadelesini ve farklı ideolojik yaklaşımları ortaya koymuştur.

  9. 9. Yassıada yargılamaları ne zaman başlamış ve hangi önemli kararlar alınmıştır?

    Yassıada yargılamaları 14 Ekim 1960'da başlamış ve 15 Eylül 1961'de kararlar açıklanmıştır. Yargılamalar sonucunda 15 idam kararı çıkmıştır. Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam cezaları onaylanarak infaz edilmiştir. Bu idamlar, Türkiye'deki siyasi ayrışmayı derinleştirmiştir.

  10. 10. 27 Mayıs darbesinin ardından yeni anayasa hazırlığı süreci nasıl işlemiştir?

    27 Mayıs darbesinin ardından yeni bir anayasa hazırlığına başlanmış, üniversite öğretim üyelerinin katılımıyla bir Anayasa Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun önerisiyle bir Kurucu Meclis oluşturulmuştur. 6 Ocak 1961'de çalışmalarına başlayan Kurucu Meclis, Milli Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisi olmak üzere iki yapıdan oluşmuştur. Kurucu Meclis, yeni anayasa ve seçim yasasını hazırlamakla görevlendirilmiştir.

  11. 11. 1961 Anayasası'nın getirdiği başlıca yenilikler ve özellikleri nelerdir?

    1961 Anayasası, bireysel hak ve özgürlükleri genişletmiş, Anayasa Mahkemesi ve Cumhuriyet Senatosu gibi kurumlar oluşturulmuştur. Bu anayasa, demokratikleşme yolunda önemli adımlar atmıştır. Ancak aynı zamanda askeri vesayetin taşıyıcısı Milli Güvenlik Kurulu gibi yapılar da anayasada yer almıştır. Bu durum, anayasanın hem özgürlükçü hem de denetleyici yönlerini bir arada barındırdığını göstermektedir.

  12. 12. 1961 Anayasası ne zaman halkoyuna sunulmuş ve hangi sonuçla kabul edilmiştir?

    1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961'de halkoyuna sunulmuştur. Halkoylaması sonucunda yüzde 61.5 'evet' oyuyla kabul edilmiştir. Bu kabul, Türkiye'nin yeni bir anayasal düzene geçtiğini ve demokratikleşme sürecinde önemli bir adım attığını göstermektedir.

  13. 13. 27 Mayıs sonrası dönemde kurulan önemli merkez sağ siyasi partiler hangileridir?

    MBK'nın siyasi partilerin faaliyetlerine sınırlı ölçüde izin vermesiyle bu dönemde merkez sağda Adalet Partisi (AP), Yeni Türkiye Partisi (YTP) ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) gibi partiler kurulmuştur. Bu partiler, Demokrat Parti'nin siyasi mirasını farklı şekillerde temsil etmeye çalışmışlardır.

  14. 14. 1960'lı yılların başında kurulan önemli sol parti hangisidir ve neyi savunmuştur?

    1960'lı yılların başında sol cenahta Türkiye İşçi Partisi (TİP) kurulmuştur. TİP, demokratik kurallar çerçevesinde iktidar mücadelesini ön planda tutmuştur. İşçi hareketlerinin canlanması ve sendikalaşma ile grev hakkının anayasal güvence altına alınması, TİP'in siyasi arenada etkili olmasına zemin hazırlamıştır.

  15. 15. 1961 genel seçimlerinin sonuçları ne olmuştur ve bu durum Türkiye siyasetini nasıl etkilemiştir?

    15 Ekim 1961'de yapılan ilk genel seçimlerde hiçbir parti tek başına çoğunluğu elde edememiştir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yüzde 36.7, Adalet Partisi (AP) yüzde 34.7 oy almıştır. Bu durum, Türkiye'de ilk koalisyon hükümetlerinin kurulmasına yol açmıştır. Seçim sonuçları, askeri çevrelerde rahatsızlık yaratmış ve yeni darbe girişimlerine zemin hazırlamıştır.

  16. 16. Albay Talat Aydemir'in darbe girişimleri ne zaman ve neden gerçekleşmiştir?

    Albay Talat Aydemir, 22 Şubat 1962 ve 20-21 Mayıs 1963 tarihlerinde iki başarısız darbe girişiminde bulunmuştur. Bu girişimler, 1961 seçim sonuçlarının askeri çevrelerde yarattığı rahatsızlık ve askeri cunta rejiminin devamı yönündeki istekle ilişkilidir. İkinci girişiminin ardından idam edilmiştir. Bu olaylar, sivil siyasete geçiş sürecindeki askeri vesayet tehdidini gözler önüne sermiştir.

  17. 17. 1965 genel seçimleri sonucunda hangi parti tek başına iktidara gelmiş ve lideri kim olmuştur?

    1965 genel seçimleri sonucunda Adalet Partisi (AP) yüzde 52.9 oy oranıyla tek başına iktidara gelmiştir. Partinin lideri Süleyman Demirel olmuştur. Bu seçim, Türkiye siyasetinde Adalet Partisi'nin güçlü bir döneminin başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Demirel hükümeti, ekonomik sorunlara öncelik vermiş ve 'millî irade' kavramını vurgulayarak askeri vesayetle mücadele etmiştir.

  18. 18. 1960'lı yılların ikinci yarısında CHP'nin siyasi söylemi ve parti içindeki değişimler nelerdir?

    1960'lı yılların ikinci yarısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 'ortanın solu' söylemiyle sosyal demokrat bir programa yönelmiştir. Bu dönemde Bülent Ecevit'in yükselişiyle parti içinde önemli değişimler yaşanmıştır. Ancak bu durum, parti içinde bazı ayrılıklara da yol açmış, 1967'de Turhan Feyzioğlu ve 47 arkadaşı CHP'den ayrılarak Güven Partisi'ni kurmuştur.

  19. 19. 1960'lı yılların sonlarında Türkiye'de ortaya çıkan başlıca öğrenci örgütlenmeleri hangileridir?

    1960'lı yılların sonlarına doğru öğrenci hareketleri giderek militanlaşmıştır. Sağcı öğrenci örgütlenmeleri arasında Ülkü Ocakları öne çıkarken, solcu öğrenci örgütlenmeleri arasında Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) ve Dev-Genç (Devrimci Gençlik) bulunmaktadır. Bu örgütlenmeler, dönemin siyasi kutuplaşmasını üniversite gençliği arasında da yansıtmıştır.

  20. 20. 12 Mart 1971 Muhtırası'nın temel nedeni ve sonuçları nelerdir?

    12 Mart 1971 Muhtırası'nın temel nedeni, siyasi istikrarsızlık, ekonomik kötü gidişat (1970 devalüasyonu) ve artan işçi hareketleri (15-16 Haziran olayları) gibi toplumsal gerilimlerdir. Bu ortamda ordu içinde müdahale fikri yeniden gündeme gelmiştir. Muhtıra sonucunda Başbakan Demirel istifa etmiş, 11 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir. Bu olay, askeri vesayetin sivil siyasete doğrudan müdahalesinin bir örneğidir.

  21. 21. 12 Mart Muhtırası sonrası dönemde kurulan hükümetler ve uyguladıkları politikalar nelerdir?

    12 Mart Muhtırası sonrası Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Nihat Erim'i hükümeti kurmakla görevlendirmiştir. Erim hükümetleri, 'anarşiyi durdurmak' amacıyla baskıcı uygulamalara girişmiştir. Bu dönemde Millî Nizam Partisi (MNP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) kapatılmış, 1961 Anayasası'nın özgürlükçü maddelerinde değişiklikler yapılmıştır. Ayrıca Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi öğrenci liderleri tutuklanmış, yargılanmış ve idam edilmiştir.

  22. 22. 1973 seçimleri sonrası kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinin Başbakanı ve Başbakan Yardımcısı kimlerdir?

    1973 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) birinci parti çıkmış, ancak tek başına iktidar olamamıştır. Bu durum üzerine CHP-Millî Selamet Partisi (MSP) koalisyonu kurulmuştur. Bu koalisyon hükümetinde Bülent Ecevit Başbakan, Necmettin Erbakan ise Başbakan Yardımcısı olarak görev yapmıştır. Bu koalisyon, Türkiye siyasetinde farklı ideolojilerin bir araya geldiği önemli bir dönemi temsil eder.

  23. 23. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı hangi koalisyon hükümeti döneminde gerçekleştirilmiştir?

    1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Bülent Ecevit'in Başbakan olduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Necmettin Erbakan'ın Başbakan Yardımcısı olduğu Millî Selamet Partisi (MSP) koalisyon hükümeti döneminde gerçekleştirilmiştir. Bu harekât sonucunda adanın yüzde 40'ı kontrol altına alınmıştır. Kıbrıs Harekâtı, Türkiye'nin dış politikasında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

  24. 24. 1970'li yılların sonlarında Türkiye'yi 12 Eylül darbesine sürükleyen başlıca sorunlar nelerdir?

    1970'li yılların sonlarında Türkiye'yi 12 Eylül darbesine sürükleyen başlıca sorunlar arasında siyasi tıkanıklık, uzun süreli hükümet krizleri, artan siyasi şiddet ve terör olayları yer almaktadır. Ayrıca ekonomik kriz (devalüasyon, karaborsa), toplumsal gerilimler (1 Mayıs 1977 olayları, Çorum Olayları) ve siyasi cinayetler (Nihat Erim, Kemal Türkler) ülkeyi iç savaş ortamına sürüklemiştir. Yeni cumhurbaşkanının seçilememesi de siyasi krizi derinleştirmiştir.

  25. 25. 12 Eylül 1980 Darbesi'nin lideri kimdir ve darbenin gerekçesi ne olarak gösterilmiştir?

    12 Eylül 1980 Darbesi'nin lideri Genelkurmay Başkanı Kenan Evren'dir. Darbenin gerekçesi olarak, ülkenin içinde bulunduğu siyasi kriz, artan terör olayları, ekonomik sorunlar ve toplumsal kutuplaşma gösterilmiştir. Özellikle 6 Eylül 1980'deki Konya Mitingi, ordu üst yönetimi tarafından 'irtica tehdidi' olarak algılanmış ve müdahale kararı alınmasında etkili olmuştur.

04

Bilgini Test Et

15 soru

Çoktan seçmeli sorularla öğrendiklerini ölç. Cevap + açıklama.

Soru 1 / 15Skor: 0

Metinde 1960-1980 dönemi için yapılan genel değerlendirme göz önüne alındığında, bu dönemin Türkiye'nin siyasi yapısı üzerindeki en belirgin etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

05

Detaylı Özet

7 dk okuma

Tüm konuyu derinlemesine, başlık başlık.

Bu çalışma, ders notları ve sesli ders kaydından derlenerek hazırlanmıştır.


🇹🇷 Türkiye'de 1960-1980 Dönemi: Darbeler ve Siyasi Çalkantılar

Giriş

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1960-1980 yılları arası, çok partili hayata geçişin ardından yaşanan sıkıntılı, problemli ve çalkantılı olaylara sahne olmuştur. Bu yirmi yıllık dönem, askeri müdahaleler, siyasi istikrarsızlıklar ve toplumsal gerilimlerle şekillenmiştir. Dünya'daki Soğuk Savaş'ın da etkisiyle iç siyasi hareketlilik artmış, 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlayan süreç, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle devam etmiştir. Bu dönemde siyasetin sorunları çözme kapasitesi kısıtlanmış, uzlaşmaz tavırlar karmaşayı derinleştirmiştir.

1️⃣ 27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi ve Sonrası Gelişmeler

Darbeye Giden Süreç

14 Mayıs 1950 seçimleriyle iktidara gelen Demokrat Parti (DP), başlangıçta ordunun büyük kısmı tarafından desteklenmiştir. Ancak zamanla ordu içindeki tasfiyeler, alt rütbeli subayların rahatsızlıkları ve ekonomik sıkıntılar huzursuzluğu artırmıştır. 1954'ten itibaren örgütlenen cuntalar, DP'nin antidemokratik uygulamaları ve Tahkikat Komisyonu kurarak muhalefetin üzerine gitmesiyle hızla büyümüştür. Öğrenci olaylarının önlenemez boyutlara ulaşması, ordunun müdahale etmesi gerektiği inancını pekiştirmiştir.

Darbenin Gerçekleşmesi ve Millî Birlik Komitesi (MBK)

27 Mayıs 1960 sabahı komuta zinciri dışında harekete geçen ordu, yönetime el koymuştur. Darbe, halktan ve diğer güçlerden direniş görmediği için kısa sürede tamamlanmıştır. DP iktidarını deviren kadro, General Cemal Gürsel liderliğinde 38 kişilik Millî Birlik Komitesi (MBK) çatısı altında toplanmıştır. ✅ TBMM ve hükümet feshedildi. ✅ Siyasi faaliyetler yasaklandı. ✅ Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes ve diğer DP'li vekiller tutuklanarak Yassıada'ya gönderildi. ✅ Cemal Gürsel, Devlet Başkanı, Başbakan, Başkomutan ve MBK başkanı oldu. Geçici bir anayasa komisyonu oluşturularak askeri yönetimin hukuki çerçevesi belirlenmiştir. MBK, yasama yetkisini doğrudan, yürütme yetkisini ise Bakanlar Kurulu aracılığıyla kullanmıştır. Yargı yetkisi bağımsız bırakılsa da MBK ölüm cezalarını onaylama veya veto etme hakkına sahipti.

MBK'nin Tasfiyeleri

MBK, 1960 yazında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde geniş çaplı bir tasfiye gerçekleştirmiş, 235 general ve binlerce subay emekliye sevk edilmiştir. Bu tasfiyeler, Emekli İnkılap Subaylar (EMİNSU) Derneği'nin kurulmasına ve hatta 24 Aralık 1960'da başarısız bir darbe girişimine yol açmıştır. MBK, EMİNSU Derneği'ni kapatarak bu girişimi bastırmıştır. İkinci büyük tasfiye üniversitelerde yaşanmış, 28 Ekim 1960'da 147 öğretim üyesinin ihracı kamuoyunda şok etkisi yaratmıştır. Yüksek Yargı'da da benzer tasfiyeler yapılmış, Yargıtay, Danıştay ve hakim-savcı kadrolarında önemli değişiklikler olmuştur.

14'lerin Tasfiyesi ve Silahlı Kuvvetler Birliği

MBK içinde iktidarı sivillere devretmek isteyen ılımlılar ile siyasi reformlar yapmak isteyen radikaller arasında görüş ayrılıkları yaşanmıştır. Alparslan Türkeş liderliğindeki radikal grup olan '14'ler', 13 Kasım 1960'da tasfiye edilerek yurt dışına gönderilmiştir. Bu tasfiyeler, Silahlı Kuvvetler Birliği'nin kurulmasına zemin hazırlamış, bu birlik MBK üzerinde etkili bir güç haline gelmiştir.

Yassıada Yargılamaları ve İdam Kararları

Yassıada yargılamaları 14 Ekim 1960'da başlamış ve 15 Eylül 1961'de kararlar açıklanmıştır. 15 idam kararı çıkmış, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam cezaları onaylanarak infaz edilmiştir. Bu idamlar, Türkiye'deki siyasi ayrışmayı derinleştirmiştir. ⚠️ Önemli Not: Yargılamalar sırasında "Köpek Davası" ve "Bebek Davası" gibi özel hayatı ilgilendiren konular da gündeme gelmiştir.

2️⃣ Sivil Siyasete Geçiş Çabaları ve Yeni Oluşumlar (1961-1965)

1961 Anayasası ve Kurucu Meclis

27 Mayıs darbesinin ardından yeni bir anayasa hazırlığına başlanmış, üniversite öğretim üyelerinin katılımıyla bir Anayasa Komisyonu kurulmuştur. Bu komisyonun önerisiyle bir Kurucu Meclis oluşturulmuştur. 6 Ocak 1961'de çalışmalarına başlayan Kurucu Meclis, Milli Birlik Komitesi ve Temsilciler Meclisi olmak üzere iki yapıdan oluşmuştur. Kurucu Meclis, yeni anayasa ve seçim yasasını hazırlamakla görevlendirilmiştir. 📚 1961 Anayasası: Bireysel hak ve özgürlükleri genişletmiş, Anayasa Mahkemesi ve Cumhuriyet Senatosu gibi kurumlar oluşturulmuştur. Ancak aynı zamanda askeri vesayetin taşıyıcısı Milli Güvenlik Kurulu gibi yapılar da anayasada yer almıştır. 9 Temmuz 1961'de halkoyuna sunulan anayasa, yüzde 61.5 evet oyuyla kabul edilmiştir.

Yeni Siyasi Partiler ve İlk Seçimler

MBK, 13 Ocak 1961'de siyasi partilerin faaliyetlerine sınırlı ölçüde izin vermiştir. Bu dönemde:

  • Adalet Partisi (AP): Ragıp Gümüşpala liderliğinde merkez sağda kuruldu.
  • Yeni Türkiye Partisi (YTP): Ekrem Alican liderliğinde kuruldu.
  • Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP): Osman Bölükbaşı liderliğinde faaliyet gösterdi.
  • Türkiye İşçi Partisi (TİP): Avni Erakalın liderliğinde, Türkiye'nin ilk güçlü sosyalist partisi olarak kuruldu. 15 Ekim 1961'de yapılan ilk genel seçimlerde hiçbir parti tek başına çoğunluğu elde edememiş, CHP yüzde 36.7, AP yüzde 34.7 oy almıştır. Bu durum, Türkiye'de ilk koalisyon hükümetlerinin kurulmasına yol açmıştır.

Silahlı Kuvvetlerde Hareketlilik ve Talat Aydemir Olayları

Seçim sonuçları, askeri çevrelerde rahatsızlık yaratmış ve Talat Aydemir liderliğindeki bir grup subay, seçimlerin iptali ve askeri cunta rejimi kurulması yönünde girişimlerde bulunmuştur. 21 Ekim 1961'de imzalanan '21 Ekim Protokolü' ile darbe planlanmış, ancak Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay'ın müdahalesiyle engellenmiştir. Albay Talat Aydemir, 22 Şubat 1962 ve 20-21 Mayıs 1963 tarihlerinde iki başarısız darbe girişiminde bulunmuş, ikinci girişiminin ardından idam edilmiştir.

Sol ve Liberal Çevrelerde Canlanma

1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlükçü ortam, sol ve liberal çevrelerde canlanmaya yol açmıştır.

  • Forum Dergisi: DP'nin antidemokratik uygulamalarına karşı Batılı standartlarda demokrasiyi savundu.
  • Yön Dergisi: Doğan Avcıoğlu, Mümtaz Soysal gibi isimler tarafından çıkarıldı. "Kapitalist olmayan kalkınma yolu"nu ve ordunun desteğini savundu.
  • Türkiye İşçi Partisi (TİP): İşçi sınıfının siyasallaşmasında önemli rol oynadı.
  • Millî Demokratik Devrim (MDD): Mihri Belli liderliğinde, Türkiye'nin sosyalist değil, milli demokratik devrime ihtiyacı olduğunu savundu.

İşçi ve Öğrenci Hareketleri

Bu dönemde sendikalaşma ve grev hakkı anayasal güvence altına alınmış, işçi eylemlerinde belirgin bir yükseliş yaşanmıştır (örn. Sümerbank işçilerinin yürüyüşü, Kavel grevi). Öğrenci hareketleri de 27 Mayıs sonrası gençliğin "mit" haline gelen olaylarla başlamış, sağcı (Komünizmle Mücadele Dernekleri, Ülkü Ocakları) ve solcu (Fikir Kulüpleri Federasyonu, Dev-Genç) öğrenci örgütlenmeleri güçlenmiştir.

Dış Politika Gelişmeleri

  • Küba Krizi (1962): Türkiye'deki Jüpiter füzelerinin Sovyet füzeleri karşılığında kaldırılması gündeme gelmiş, Türkiye'nin pazarlık konusu olması rahatsızlık yaratmıştır.
  • Kıbrıs Olayları (1963-1964): Rumların Türklere yönelik saldırıları ve Makarios'un Zürih Antlaşması'nı feshetmesi gerilimi tırmandırmıştır.
  • Johnson Mektubu (1964): ABD Başkanı Johnson'ın Türkiye'ye gönderdiği mektup, Kıbrıs'a müdahale durumunda ABD'nin NATO envanterindeki askeri malzemelerin kullanılamayacağını belirtmesiyle Türk-ABD ilişkilerinde krize yol açmıştır.

3️⃣ Adalet Partisi İktidarı ve 12 Mart Muhtırası (1965-1971)

1965 Seçimleri ve AP İktidarı

1965 genel seçimleri sonucunda Adalet Partisi (AP) yüzde 52.9 oy oranıyla tek başına iktidara gelmiştir. Süleyman Demirel'in liderliğindeki AP hükümeti, ekonomik sorunlara öncelik vermiş ve 'millî irade' kavramını vurgulayarak askeri vesayetle mücadele etmiştir.

CHP'de "Ortanın Solu" ve Ayrışmalar

Bu dönemde CHP, 'ortanın solu' söylemiyle sosyal demokrat bir programa yönelmiş, Bülent Ecevit'in yükselişiyle parti içinde değişimler yaşanmıştır. 1967'de Turhan Feyzioğlu ve 47 arkadaşı CHP'den ayrılarak Güven Partisi'ni kurmuştur.

Kıbrıs Sorunu ve Gerginlikler

1967 yılında Kıbrıs'ta olaylar yeniden patlak vermiş, Yunanistan ile savaş ihtimali doğmuş, ancak NATO ve ABD'nin araya girmesiyle geçici olarak çözülmüştür.

Partilerde Ayrışmalar ve Yeni Partiler

1969 genel seçimlerine doğru siyasi hayatta yeni partiler ortaya çıkmıştır:

  • Birlik Partisi (BP): Alevilerin siyasal örgütü olarak kuruldu.
  • Güven Partisi (GP): CHP'den ayrılan Turhan Feyzioğlu ve arkadaşları tarafından kuruldu.
  • Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): CKMP, Alparslan Türkeş liderliğinde ideolojik dönüşüm geçirerek 1969'da MHP adını aldı.

1969 Seçimleri ve Artan Gerilimler

1969 seçimlerinde AP tekrar birinci parti olmuş, ancak parti içindeki huzursuzluklar ve muhalefet artmıştır. Necmettin Erbakan liderliğinde Millî Nizam Partisi (MNP) kurulmuş, AP içindeki muhalifler ise Demokratik Parti'yi kurarak Demirel'in meclis çoğunluğunu kaybetmesine neden olmuştur. Siyasetteki istikrarsızlık ve ekonomik kötü gidişat, 1970'te devalüasyon ve işçi hareketlerinin (15-16 Haziran olayları) artmasıyla derinleşmiştir.

12 Mart 1971 Muhtırası

Bu ortamda ordu içinde müdahale fikri yeniden gündeme gelmiş, Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç liderliğindeki kuvvet komutanları 12 Mart 1971'de bir muhtıra yayımlayarak hükümeti istifaya zorlamıştır. Başbakan Demirel istifa etmiş, 11 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir.

4️⃣ 12 Mart 1971 Muhtırasından 1980 Askerî Darbesine Kadar Türkiye

Ara Rejim Hükûmetleri

12 Mart Muhtırası sonrası dönemde, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Nihat Erim'i hükümeti kurmakla görevlendirmiştir.

  • Nihat Erim Hükûmetleri: "Anarşiyi durdurmak" amacıyla baskıcı uygulamalara girişmiş, MNP ve TİP kapatılmış, 1961 Anayasası'nın özgürlükçü maddelerinde değişiklikler yapılmıştır.
  • Öğrenci Liderlerinin Yargılanması ve İdamları: Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi öğrenci liderleri tutuklanmış, yargılanmış ve idam edilmiştir.
  • Ferit Melen ve Naim Talu Hükûmetleri: Bu dönemde de sıkıyönetim devam etmiş, cumhurbaşkanlığı seçimi krizi yaşanmış ve Fahri Korutürk cumhurbaşkanı seçilmiştir.

1973 Seçimleri ve Koalisyon Dönemi

1973 seçimlerinde CHP birinci parti çıkmış, ancak tek başına iktidar olamamıştır. Uzun süren pazarlıklar sonucunda CHP-MSP koalisyonu kurulmuş, Bülent Ecevit Başbakan, Necmettin Erbakan Başbakan Yardımcısı olmuştur. Bu koalisyon, laiklik hassasiyeti nedeniyle şaşkınlık yaratmıştır.

Kıbrıs Barış Harekâtı (1974)

CHP-MSP koalisyonu döneminde, 15 Temmuz 1974'te Yunanistan'daki askeri cuntanın desteğiyle Kıbrıs'ta darbe yapılması üzerine Türkiye, 20 Temmuz ve 14 Ağustos 1974'te iki aşamalı Kıbrıs Barış Harekâtı'nı gerçekleştirmiş ve adanın yaklaşık %40'ını kontrol altına almıştır.

Hükûmet Krizleri ve Milliyetçi Cephe Hükûmetleri

Kıbrıs Harekâtı sonrası Ecevit'in erken seçim kararı, siyasi tıkanıklığa ve uzun süreli hükümet krizlerine yol açmıştır. Bu dönemde Süleyman Demirel liderliğinde I. ve II. Milliyetçi Cephe (MC) hükümetleri (AP, MSP, MHP ve CGP'den oluşan) kurulmuştur. Ancak bu dönemde de siyasi şiddet ve ekonomik sorunlar artarak devam etmiştir (örn. 1 Mayıs 1977 olayları, Yahya Demirel'in hayali ihracat vakası).

Artan Şiddet, Siyasi Cinayetler ve Ekonomik Bunalım

1977 seçimleri sonrası yine koalisyonlar dönemi başlamış, Bülent Ecevit'in azınlık hükümeti 'Güneş Motel Olayı' ile kurulmuştur. Ancak terör olayları, siyasi cinayetler (Nihat Erim, Kemal Türkler), etnik ve dini çatışmalar (Çorum Olayları) ve ekonomik kriz (devalüasyon, karaborsa) ülkeyi iç savaş ortamına sürüklemiştir.

Cumhurbaşkanlığı Krizi ve 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi

Yeni cumhurbaşkanının seçilememesiyle siyasi kriz derinleşmiş, meclis 115 tur oylama yapmasına rağmen aday seçememiştir. Ordu üst yönetimi, 6 Eylül 1980'deki Konya Mitingi'ni 'irtica tehdidi' olarak algılamıştır. Sonuç olarak, Genelkurmay Başkanı Kenan Evren liderliğindeki ordu, 12 Eylül 1980'de askeri müdahaleyle yönetime el koymuştur.

Sonuç

Türkiye'nin 1960-1980 dönemi, çok partili siyasi hayatta yaşanan derin krizlerin, askeri müdahalelerin ve toplumsal kutuplaşmanın belirleyici olduğu bir süreç olmuştur. Bu yirmi yıl, demokratik kurumların zayıfladığı, siyasi istikrarsızlığın kronikleştiği ve askeri vesayetin etkisini artırdığı bir dönem olarak Türk siyasi tarihine damgasını vurmuştur. Darbeler ve muhtıralar, siyasi aktörlerin uzlaşmazlıkları ve dış dinamiklerin etkisiyle birleşerek ülkeyi çalkantılı bir sürece sokmuştur.

Kendi çalışma materyalini oluştur

PDF, YouTube videosu veya herhangi bir konuyu dakikalar içinde podcast, özet, flash kart ve quiz'e dönüştür. 1.000.000+ kullanıcı tercih ediyor.

Sıradaki Konular

Tümünü keşfet
Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Askeri Müdahaleler

Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri ve Askeri Müdahaleler

Bu özet, Türkiye'nin 1960-1980 yılları arasındaki çalkantılı siyasi dönemini, askeri darbeleri, anayasal değişimleri, yeni siyasi partilerin ortaya çıkışını ve toplumsal hareketleri akademik bir bakış açısıyla incelemektedir.

12 dk Özet 25 15 Görsel
Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri

Türkiye'de 1960-1980 Dönemi Siyasi Gelişmeleri

Bu özet, Türkiye'nin 1960-1980 yılları arasındaki askeri darbeler, siyasi çalkantılar, anayasal değişiklikler ve toplumsal hareketlilikleri akademik bir bakış açısıyla incelemektedir.

14 dk Özet 25 15 Görsel
Türkiye'de 1960-1980 Dönemi: Darbeler ve Siyasi Gelişmeler

Türkiye'de 1960-1980 Dönemi: Darbeler ve Siyasi Gelişmeler

Bu özet, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1960-1980 yılları arasındaki çalkantılı siyasi dönemini, askeri müdahaleleri, anayasal değişimleri ve sivil siyasete geçiş süreçlerini akademik bir bakış açısıyla incelemektedir.

13 dk Özet 25 15 Görsel
Türkiye'nin 1960-1980 Dönemi Siyasi ve Askeri Gelişmeleri

Türkiye'nin 1960-1980 Dönemi Siyasi ve Askeri Gelişmeleri

Bu özet, Türkiye'nin 1960-1980 yılları arasındaki çalkantılı siyasi ve askeri dönemini, darbeleri, muhtıraları, anayasal değişimleri ve toplumsal hareketleri akademik bir bakış açısıyla incelemektedir.

14 dk Özet 25 15 Görsel
1980 Sonrası Türkiye Siyasi Hayatı ve Turgut Özal Dönemi

1980 Sonrası Türkiye Siyasi Hayatı ve Turgut Özal Dönemi

Bu özet, 1980 Askerî Darbesi'nin nedenlerini, ara rejimi ve 1982 Anayasası'nı, Turgut Özal'ın Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki iç ve dış politikaları ile sosyo-ekonomik gelişmeleri akademik bir dille incelemektedir.

6 dk Özet 25 15
Osmanlı Kültür ve Medeniyeti: Eyaletler, Hukuk ve Yönetim

Osmanlı Kültür ve Medeniyeti: Eyaletler, Hukuk ve Yönetim

Osmanlı Devleti'nin eyalet sistemi, hukuk yapısı, kadıların görevleri ve yönetici sınıfları hakkında kapsamlı bir inceleme sunuyorum.

Özet 25 15
Osmanlı Kültür ve Medeniyeti: Devlet Yapısı ve Yönetimi

Osmanlı Kültür ve Medeniyeti: Devlet Yapısı ve Yönetimi

Osmanlı Devleti'nin temel yönetim anlayışını, veraset sistemini, padişahın yetkilerini, merkezi kurumlarını ve saraylarını detaylıca inceliyorum.

Özet 25 15
Anadolu Selçuklu Devleti: Kuruluş ve Yıkılış

Anadolu Selçuklu Devleti: Kuruluş ve Yıkılış

Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1075-1308 yılları arasındaki kuruluşunu, yükselişini, kültürel ve ekonomik gelişimini, gerileme ve yıkılış süreçlerini akademik bir bakış açısıyla inceleyen kapsamlı bir özet.

6 dk Özet 25 15 Görsel