TAR202U - ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ II Ünite 4: Türkiye'nin Demokrat Partili Yılları (1950-1960)
Kaynak Bilgisi: Bu çalışma, ders kaydı ve kopyalanmış metin kaynaklarından derlenmiştir.
📚 Giriş: Demokrat Parti Dönemine Genel Bakış (1950-1960)
Demokrat Parti (DP) dönemi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok partili siyasi hayata geçişin ilk on yıllık deneyimini temsil eden kritik bir süreçtir. 1950-1960 yılları arasında iktidarda kalan DP, ülkenin iç ve dış politikasında köklü değişimlere imza atmıştır. Bu dönem, siyasal liberalleşme, ekonomik kalkınma çabaları ve Batı bloğu ile entegrasyon gibi önemli gelişmeleri barındırırken, aynı zamanda siyasi gerilimler ve toplumsal kutuplaşmalarla da anılmaktadır. Dönem, 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle sona ermiş ve Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde derin izler bırakmıştır.
🇹🇷 İç Politikada Yaşananlar: Yükselişten Darbeye
1️⃣ DP'nin Yükselişi ve 1950 Seçimleri
Demokrat Parti, 1946 seçimlerinden itibaren adil seçimler ve sandık güvenliği talepleriyle kamuoyu oluşturmayı başarmıştır. Bu çabalar, 1950'de kabul edilen yeni Seçim Kanunu ile sonuçlanmıştır. ✅ Yeni Seçim Kanunu Özellikleri:
- Liste usulü çoğunluğa dayalı sistem.
- Gizli oy, açık tasnif ilkesi.
- Tek turlu seçimler.
- Yargı denetimine açık süreç.
- En az beş ilden adayı olan partilere radyodan yararlanma hakkı.
DP, 1950 seçimlerine Türk siyasi tarihine damga vuran "Yeter Söz Milletindir" sloganıyla girmiştir. Parti, seçim kampanyalarını kişi üzerine değil, millet üzerine inşa etmiş, önderleri ve milletvekili adayları tüm ülkeyi gezerek hürriyet ve demokrasi mücadelelerini anlatmıştır. Adnan Menderes, İstanbul ve Aydın'dan aday olmuş, seçim çalışmalarını genellikle Aydın'dan yürütmüştür.
2️⃣ Demokrat Parti'nin "Altın Yılları": Demirkırat Şahlanıyor! (1950-1954)
İktidara gelen DP'nin ilk icraatları hızlı ve etkili olmuştur:
- Vergi Kaldırımları: Toprak Mahsulleri Vergisi, Varlık Vergisi ve İhracat Vergisi kaldırıldı.
- Toprak Reformu: Toprak Reformu Yasası'nda değişiklikler yapıldı.
- Ordu ve Bürokraside Değişiklikler: 15 general ve 150 albay emekliye sevk edildi.
- Dini Özgürlükler:
- 16 Haziran 1950'de Ezanın Arapça okunması yasağı kaldırıldı.
- 6 Temmuz'da Ankara Radyosu'ndan haftanın üç günü Kur'an-ı Kerim okunmasına karar verilerek dini yayın yasağı kaldırıldı.
- Parti İçi Anlaşmazlıklar: Başbakan Menderes'in bakanlık işlerine müdahalesi parti içinde anlaşmazlıklara ve bazı bakanların istifasına yol açtı.
- Atatürk'ü Koruma Kanunu: Ülkenin çeşitli bölgelerinde Atatürk büst ve heykellerinin tahrip edilmesi üzerine, Atatürk'ün resim, büst, heykellerini ve eserlerini korumaya yönelik kanun çıkarıldı.
- Halkevlerinin Kapatılması: 8 Ağustos 1951'de TBMM'de kabul edilen yasa ile Halkevleri kapatılarak tüm mal varlıkları hazineye devredildi.
3️⃣ Başarıyla Gelen Özgüven (1954-1957)
1954 seçimlerinde de büyük bir başarı elde eden DP, tarım alanındaki modernizasyon ve toprak dağıtım çalışmalarına devam etti. Tarım araçları ve özellikle traktör sayısında büyük artış sağlandı. Uygun hava koşulları ve NATO üyeliği ile ABD'den sağlanan ekonomik yardımlar, ekonomideki gelişmeleri pekiştirerek halkın refah seviyesini yükseltti. Bu olumlu gelişmeler, halkın DP'ye ve lideri Adnan Menderes'e olan bağlılığını artırdı.
4️⃣ Sert Rüzgarların Esmeğe Başladığı Dönem (1957-1960)
- Seçimlerin Erkene Alınması: Muhalefetin yıpratıcı faaliyetleri gerekçe gösterilerek, Mayıs 1958'de yapılması planlanan genel seçimler 27 Ekim 1957'ye çekildi.
- Muhalefeti Engelleme Çabaları: DP, muhalefet partilerinin birlikte hareket etmelerini önlemek amacıyla bir siyasi partinin seçim bölgesinde diğer bir siyasi partiyi desteklemesini engelleyen yeni kanunlar çıkardı.
- Askeri Müdahale Sinyalleri: Binbaşı Samet Kuşçu ve Kurmay Albay İlhami Barut arasında 1957'de askeri müdahale konusunda görüşmeler yapıldı.
- Siyasi Gerilimler:
- 1958 Irak'taki askeri darbe, Menderes'i daha da sertleştirdi.
- Menderes, muhalefetin "Güç Birliği" karşısında CHP'yi halka şikayet etmek amacıyla yurt gezilerine çıktı.
- Uşak Olayı (30 Nisan 1959): İsmet İnönü'nün Uşak'ta saldırıya uğraması, siyasi tansiyonu doruğa çıkardı. CHP, olayı Meclis gündemine taşıyarak Menderes ve Gedik hakkında soruşturma açılmasını istedi.
5️⃣ ⚠️ 27 Mayıs 1960 Darbesine Giden Süreç
- Ordunun Rolü: Ordunun siyasetteki rolü ve etkinliği, DP için temel meselelerden biri haline geldi. DP, CHP-Ordu ilişkisinden ve ordunun tepkisinden endişe duyuyordu.
- Tasfiye Girişimleri: DP'li yöneticiler, orduda bir tasfiye yapılmasının gerekliliği konusunda birleşti.
- Darbecilerin Lider Arayışı: Darbeciler, kendilerini destekleyecek bir general bulmakta zorlanırken, sonunda Genelkurmay Lojistik Daire Başkanı Tümgeneral Cemal Madanoğlu'nu lider olmaya ikna ettiler.
- Tahkikat Komisyonu:
- 12 Nisan 1960'ta grup toplantısında, 18 Nisan 1960'ta TBMM'de onaylanan kararla 15 kişiden oluşan bir Tahkikat Komisyonu kuruldu.
- 27 Nisan 1960'ta Komisyona yetki veren kanun TBMM'de kabul edildi.
- Öğrenci Protestoları:
- 28 Nisan'da İstanbul'da, 29 Nisan'da Ankara'da üniversite öğrencilerinin katıldığı protesto gösterileri düzenlendi.
- İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sıddık Sami Onar ve bazı öğretim üyelerinin öğrencilere destek vermesi gerilimi artırdı.
- Başbakan Menderes, ana muhalefet partisini üniversite gençliğini kışkırtmakla suçladı.
- 21 Mayıs'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda Harp Okulu öğrencilerinin de katıldığı gösteriler yapıldı.
- Fiili İsyan: 25 Mayıs'ta Eskişehir Havalimanı'nda Başbakan Menderes'i karşılamaya gelen havacı subayların selam durmak yerine arkalarını dönmesi, darbenin fiili başlangıcı olarak kabul edildi.
- 27 Mayıs Darbesi: 27 Mayıs sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın istifa talebini reddetmesi üzerine, DP'nin üst düzey yetkilileri tutuklanarak önce Harp Okulu'na, ardından Yassıada'ya sevk edildi.
🌍 Dış Politika ve 📈 Ekonomi Politikaları
1️⃣ Dış Politikada Yaşananlar (1950-1960)
II. Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş döneminde Türkiye, ABD ve SSCB arasındaki bloklaşmada Batı bloğunda yer almıştır.
- Kore Savaşı ve NATO Üyeliği:
- 1950'de Kore Yarımadası'nın 38. paralelden ikiye ayrılmasıyla başlayan Kore Savaşı'na Türkiye, BM çağrısı üzerine 4.500 asker gönderme kararı aldı (25 Temmuz 1950). Muhalefet, kararın TBMM'ye danışılmadan alınmasına anayasal itirazda bulundu.
- Türkiye, 1952'de NATO'ya üye olarak Batı ittifakındaki yerini sağlamlaştırdı.
- Kıbrıs Politikası:
- Türkiye, Lozan Antlaşması uyarınca Britanya'nın Kıbrıs'ı ilhakını tanımıştı.
- 1950'lerde Yunanistan'da başlayan ENOSİS (Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakı) mitingleri dünya kamuoyunun dikkatini çekti.
- Türkiye, statükonun korunmasını, aksi takdirde Ada'nın kendisine iadesini savundu.
- İstanbul'da 6/7 Eylül olayları, Selanik'teki Atatürk'ün evinin bombalandığı haberinin gelmesi üzerine patlak verdi.
- 1956'da TBMM, Kıbrıs Türklerinin haklılığını dile getiren bir bildiri yayımladı.
- 1958'de İngiltere'nin yeni planını Türkiye kabul ederken, Yunanistan ENOSİS'te direndi.
- Menderes ve Karamanlis'in Zürih'te vardığı anlaşma ile 16 Ağustos 1960'ta Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Türkler, Ada yönetiminde Rumlarla eşit haklara sahip oldu.
- Balkanlar ve Türkiye:
- II. Dünya Savaşı sonrası Balkanlar iki bloğa ayrıldı.
- 1953'te Türkiye, Yunanistan ve NATO üyesi olmayan Yugoslavya arasında Balkan Paktı (Dostluk ve İşbirliği Antlaşması) imzalanarak ortak savunma anlayışı benimsendi.
- Türkiye-Sovyet Rusya İlişkileri:
- 1953 öncesi gergin olan ilişkiler, Stalin'in ölümü sonrası SSCB'nin dostluk adımlarına rağmen, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini zedelememe çabası nedeniyle tam anlamıyla gelişemedi.
- Ortadoğu Politikaları (ABD İlişkileri Ekseninde):
- İngiltere'nin Akdeniz ve Ortadoğu'yu nüfuz alanı görmesi, ABD'nin de içinde olduğu bir Akdeniz Paktı kurma çabası vardı.
- ABD Dışişleri Bakanı Dulles, Sovyet tehdidine karşı Kuzey Kuşağında (Türkiye, İran, Irak, Pakistan, Suriye) bir savunma ittifakı kurulması gerektiğini belirtti.
- 1955'te Türkiye, Irak ile anlaşarak Bağdat Paktı'nın kurulmasına öncülük etti.
- 1956 Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesi krizi ve 1958 Irak'taki askeri darbe gibi gelişmeler, Ortadoğu'daki dengeleri değiştirdi ve Türkiye'nin bölge politikalarını etkiledi.
2️⃣ Ekonomi Politikaları (1950-1960)
DP, kurulduğu 1946'dan itibaren liberalizm ve demokrasi ilkelerini hem siyasi hem de iktisadi alanda benimsedi.
- 1950-1954: Ekonomide Altın Yıllar:
- DP, seçim kampanyalarında ekonomiyi öncelikli konu olarak vurguladı.
- Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu (1951) ve özellikle Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu (1954) ile yabancı sermaye akışı hızlandırıldı.
- Petrol Kanunu (1954, 1957) ile özel sektörün petrol kaynaklarını geliştirmesi amaçlandı.
- Ziraat Fakülteleri açıldı.
- 1954-1957: Ekonomide Sancılı Yıllar:
- Bu dönemde de tarım ve sanayi öncelikli olmaya devam etti. Türk parasının değerinin korunacağı, ithalatın artırılacağı, sosyal adalet prensiplerine göre vergi düzenlemeleri yapılacağı belirtildi.
- 1957-1960: Zorlukları Aşmayan Dönem:
- İktisadi sıkıntılar nedeniyle 1957 seçimlerinde DP istediği başarıyı elde edemedi.
- Ekonomik sorunlar kronikleşti ve çözülemez bir hal aldı. Maliye Bakanı Hasan Polatkan, durumu "iktisadi istiklal davası" olarak tanımladı.
- Sanayi, Ulaşım ve Enerji Sektöründe Gelişmeler:
- Başbakan Menderes, enerji ve ulaşım yatırımlarına odaklandı.
- Altyapı Yatırımları: Sarıyer, Seyhan, Kemer gibi birçok baraj ve Hazar, Kepez gibi hidroelektrik santralleri hizmete girdi.
- Kömür İşletmeleri Kurumu 1957'de yeniden yapılandırıldı.
- 6 çay fabrikası üretime geçti.
- 1950'de Karayolları Genel Müdürlüğü kurularak, yeni karayolları yapımına ve mevcut yolların yenilenmesine başlandı. Özellikle köylünün ürünlerini şehirlere ulaştırmak amacıyla köy ve kasaba yolları yapıldı.
✅ Sonuç: Demokrat Parti Döneminin Mirası
Demokrat Parti dönemi, Türkiye'nin çok partili siyasi hayata geçişinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu on yıl, bir yandan ekonomik büyüme, tarımsal modernizasyon ve Batı dünyasıyla entegrasyon gibi olumlu gelişmelerle anılırken, diğer yandan siyasi kutuplaşma, artan gerilimler ve demokratik süreçlerdeki aksaklıklarla karakterize edilmiştir. DP'nin halkla kurduğu güçlü bağ ve "Yeter Söz Milletindir" anlayışı, Türk siyasetine yeni bir soluk getirmiştir. Ancak, iktidarın son dönemlerinde artan baskıcı uygulamalar, muhalefetle ilişkilerin bozulması ve ordunun siyasete müdahalesi, 27 Mayıs 1960 askeri darbesiyle sonuçlanmıştır. Bu darbe, Türkiye'nin demokratikleşme sürecinde derin izler bırakmış ve sonraki askeri müdahalelere zemin hazırlayan bir emsal teşkil etmiştir. DP dönemi, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısında kalıcı değişikliklere yol açan, karmaşık ve çok boyutlu bir miras bırakmıştır.









